17 Mar 2009 @ 4:35 PM 

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=11081762&tarih=2009-02-27

Posted By: admin
Last Edit: 17 Mar 2009 @ 04:35 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Makalelerim
 16 Mar 2009 @ 10:25 PM 

Arkadaşlar kitap çalışması ile uğraştığımdan biraz az giriyorum.

Cevap veremediğim maillerden dolayı özür dilerim.Tamamını yedekliyorum,cevap yazacağım.

Akraba bulma programını da http://saidsaracoglu.com/tc/index.html adresinden online kullanabilirsiniz.

Daha kapsamlı bir yenileme çalışmasını ilk fırsat bulduğumda yapacağım.

Posted By: admin
Last Edit: 16 Mar 2009 @ 10:25 PM

EmailPermalinkComments (1)
Tags
Categories: Makalelerim
 08 Mar 2009 @ 4:58 PM 


Kuantum fiziği ve kurgulanmış zaman kavramı ile “Deja vu,Jamais vu,Presjue vu” yaklaşımı

 

Başlığın karmaşık olması, konuyu tam olarak açıklayabilme isteğimden. Eğer bu konuya ilgi duymayı düşünüyorsanız önyargılara sakın kapılmayın.

İlk olarak zamanları düşünelim. Bize öğretilen ve soracağınız herhangi birinin “Kaç zaman vardır?” sorusuna vereceği cevabı düşünelim. Bu soruya verilecek cevap “Geçmiş, şimdiki ve gelecek” zamandır.

Pratikte, toplumsal ve sosyal yaşamda bu çok uygulanabilir ve kullanışlı bir bilgidir.

Sayıları tek ve çift olarak ikiye ayırabileceğimiz gibi,3’e bölümünden kalan 0,3’e bölümünden kalan 1 ve 3’e bölümünden kalan 2 olanlar şeklinde 3’e de ayırabiliriz.

Tıpkı buradaki gibi zamanı farklı bir şekilde bölmek istediğimiz düşünelim.

Başka bir bakış açısı ile düşünürsek, zamanı “hissedilen ve kurgulanan” zaman olarak ikiye ayırabiliriz.

Yaşadığınızı hissettiğiniz an “hissedilen” geriye kalan her şey “kurgulanan” zamanın bir parçasıdır.

Geçmiş ve gelecek “kurgulanan” zamanın bir parçasıdır.Çünkü hissetmeniz için her zaman kurgulara ihtiyacınız vardır.

“Dün makarna yediniz mi?” hissedilen zamanda sorulan bu soruyu yanıtlamak içinde bir kurgu yapar ve “geçmiş” adını verdiğiniz zamanı hayal edersiniz.

“Seneye Paris’e gidecek misin?” sorusuna da aynı şekilde bir kurgu yaparak cevap verirsiniz.Bir anlığına bilincinizdeki bilgileri yap-boz gibi kullanarak geleceği düşünür ve cevap verirsiniz.

Yani zaman bir anlamda, “hissedilen ve kurgulanan” dır.

Daha basit bir söylemle, “gerçek ve hayal” dir.

Bu bakış açısı ile yapacağımız bir modelleme çalışmasında “Deja vu,Jamais vu,Presjue vu” kavramlarını tekrar inceleyebilir ve keşfedeceğimiz bilginin üzerine koyulacak taşların daha sağlam oturmasını sağlayabiliriz.

“Merovingian Modeli”

Bu model ile;

*“Deja vu” hissinin anı daha önce yaşamışız gibi hissettiğimiz mi,yoksa istemsiz bir şekilde yaşadığımız anın birebir kopyasının hayalini kurma isteği mi olduğunu,

* “Jamais vu” hissinin kaynağa ulaşma isteği,yükün (+) yük durumu arasındaki bağlantı ile “Tanrı” gerçeğini ,

*Delikli huni modeli ile,kuantum fiziğinde bulunan süper pozisyon kavramının etkilerinin “Presjue vu” hissini ile ilişkisini analiz etme

“Tanrı Sabiti” ile kader gerçeğini görebilme yolunda adım atmış olabiliriz.

Peki bu model nedir ve nasıl bir yapısı vardır.

İlk olarak sonsuz genişlikte bir kap olduğunu düşünüyoruz.

Kabın yukarısında nötr halde bulunan yükler var.

Kabın her bölgesi,değişik konulara göre sıralanmışken aynı şekilde üst tarafta bulunan “nötr yüklerde” değişik bölgeler için konumlarını almışlardır.

Örneğin,futbol için başka bir bölüm,aşk için başka bir bölüm vs.

Tüm nötr yüklerin üst kısmında ise bir kaynak vardır ve bu kaynak (+) yüklü iyonlar saçmaktadır.Kaynak (+) yüklü iyonlar saçtığı anda, kabın tabanı (-) yüklü olduğu için nötr yükler kabın içine doğru yol almaya başlarlar.

Yüklenen parçacık kabın tabanı ile bütünleştiği anda,bilincimizde hissedilen an oluşur.

Bu bütünleşmedeki çok küçük bir yer değişimi bile farklı bir gerçek hissetmemize sebep olmaktadır.

Kap,artı yüklü kaynak ve nötr yüklü parçacıktan oluşan bu üçlü düzeni,deja vu,Jamais vu,Presjue vu” kavramlarını daha rahat anlayabilmek için bir daha detaylandırmak yeterlidir.

Kabımızın içinde huniler yerleştireceğiz.Fakat bu hunilerin ağzı tamamen kapalı fakat sadece bazı noktaları delik olacak.

Huniler bizim kurguladığımız zamandaki bilinç ve bilinçaltımız ile oluşturduğumuz özel nesneler.Kaynaktan (+) yüklenen nötr iyon,değişik açılar ve büyüklükler ile oluşan bu hunilere çarparak tabanın farklı bir noktasına çarpacaktır.Dolayısı ile hissedilen zaman,değişik bir şekilde oluşacaktır.

Beynimiz kabın değişik bölgelerin çok büyük bir hızla huniler oluşturacak ve belli bir süre sonra bu huniler yerini yenilerine veya boşluklara bırakmaya devam edecektir.

Hunilerde bulunan delikler ise,modelimizde “Tanrı Sabiti” olarak adlandırabileceğimiz noktalardır.

Bu noktalar evrenin dengesini kuran küçük sabitlerdir.

Pratikte ne kadar kurgu yaparsanız yapın,beklemediğiniz bir olasılık sizin hesaplarınızı alt üst edebilir,fakat bu alt üst etme olayı global ölçekte bakıldığında,kusursuz bir işleyişin olduğunu gösterir.

İşte “Tanrı Sabiti” delikleri de kurgunun içindeki düzeni sağlayan geçiş noktalarıdır.Kaynaktan (+) yüklenen iyon bu deliklerden geçerek negatif tabana ulaşır ve hissedilen zaman oluşur.

Modelimizin detaylarını bu şekilde verdikten sonra “Deja vu,Jamais vu,Presjue vu” olaylarının model üzerindeki çözümlemelerine geçebiliriz.

Deja vu olayını her zaman,anı daha önce yaşamışız gibi hissetmemiz olarak yorumlarız.Fakat aslında bu çok yüzeysel bir yargıdır.Çünkü; “Bir anın hayalini kurmak istemediğimiz halde,o hayali görüyorsak bu anı geçmişte yaşadığımız için aklımız geliyor.” deriz.

Dolayısı ile “deja vu” hissini de bu pratik yargı ile açıklamak kolay olanıdır.

Fakat bugün şunu düşünmeliyiz;acaba “deja vu”  istemsiz bir şekilde yaşadığımız anın birebir kopyasının hayalini kurma isteği midir?

Bu iki his arasındaki farkı nasıl ayırt edebiliriz?

Merovingian Modeli,bize “Deja vu” hissinin anı daha önce yaşamışız gibi hissettiğimiz duygusu olmayıp  istemsiz bir şekilde yaşadığımız anın birebir kopyasının hayalini kurma isteği mi olabileceğini söyler.

Modelsel şekli ise şu şekildedir;kabımızdaki birden fazla huniyi hayal gücümüz ile oluşturur iken hunilerin belirli açılarla yerle temas etmesi durumunda kaynaktan aldığı (+) yük ile tabana ulaşan yükün kabın tabanı ile bütünleşmesi esnasında bir kısmının havada kalması durumudur.

Yük hem yer ile temas edip hem birkaç huninin özel konumlanması ile havada kalması durumunda,biz kabın aynı noktasında hem hissedilen anı yaşayacak hem de kurgulanmış zamanı düşüneceğiz.

Yani bir anlamda,yaşadığımız anın birebir kopyasının hayalini istemsiz bir biçimde kuracağız.

Merovingian Modeli ile “Jamais vu” kavramını açıklayabiliriz. “Jamais vu” yani bir anda yaşadığınız andan kopma,bulunduğumuz yeri,etrafımızdaki insanları garipseme duygusunu, “hissedilen zamandan” bir anlık kopma olarak düşünebiliriz.

Kaynaktan (+) yük alarak tabana ulaşmaya çalışan nötr yüklerin içinde başlangıçta eşit miktarda (-)  ve (+) yük olduğunu biliyoruz.Eğer kaynaktan normalin çok altında bir (+) yüklenerek tabana ulaşmaya çalışan bir yük olursa bu yükün,içinde bulunan (-) iyonların bir anlığına yükün alt kısmına geçerek,(-) yüklü tabana doğru yönelebilir.Bu durumda (-) yüklerin birbirini itmesinden dolayı çok kısa bir anlığına yükün taban ile bütünleşememesi ve  dolayısı ile hissedilen andan kopma duygusunu insanın yaşaması olarak görebiliriz.Bu modelleme ile  “Jamais vu”  hissini ve buradaki kaynak faktörünün önemini görebiliriz.

 Merovingian modeli ile “Presjue vu” hissi hakkında da yorum yapabilir ve bazı gerçekleri görebiliriz. “Presjue vu” yani bir an bir çok şeyi yaşıyor,görmediklerinizi görüyor,duymadıklarınızı duyuyor gibi olma duygusunu,kaynaktan alınan (+) yüklerin normalden çok fazla olması durumunda yükün tabana ulaştığı anda bir yayılma ile tabandaki bir çok noktayı etkileşime geçirme isteği olarak görebiliriz. Kuantum Fiziğinde bulunan süper pozisyon yani maddenin her an,her yerde olması fakat bilinç ve bilgimizin bunlardan birini seçme isteğinde olduğu isteği de burada anlam kazanır. “Presjue vu” modellemesinde yük tabana ulaşırken bir anlamda süper pozisyonda olduğunu düşünsel varlığa hissettirir ve Kuantumun yanılmadığını gösterir.

Merovingian Modeli ile daha rahat tanımlanabilecek hisler, “Deja vu”, “Jamais vu” ve “Presjue vu” dur.

Merovingian Modeli,bize “Deja vu” hissinin anı daha önce yaşamışız gibi hissettiğimiz duygusu olmayıp  istemsiz bir şekilde yaşadığımız anın birebir kopyasının hayalini kurma isteği mi olabileceğini söylemenin yanında, “Jamais vu” hissine kapılanların kaynak yani,sonsuz enerji ve güç sahibi olan Tanrı’dan uzaklaşma eyleminde olduklarını,tam tersine “Presjue vu” hissi yaşayanların ise sonsuz enerji ve güç sahibi olan Tanrı’ya yaklaşmakta olduklarını  ve bir anlamda üçüncü gözünün açılmakta olduğunu söyler.

Posted By: admin
Last Edit: 08 Mar 2009 @ 04:58 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Makalelerim
 01 Mar 2009 @ 12:05 AM 

Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği 2.Sınıf öğrencisi ve internette sayısız projeye imza atan Buğra AYAN,teknoloji üzerine yayın yapan ve aylık ziyaretçi sayısı 10.000 üzerinde olan kişisel web sitesi bugraayan.com adına Bilim Araştırma Vakfı Fahri Başkanı Harun Yahya ile bir görüşme yaptı.
Harun Yahya’nın 1000′in üzerindeki web sitesi başta olmak üzere teknoloji üzerine bir çok konunun konuşulduğu sohbette bir çok değişik konular görüşüldü.

Roportajın öne çıkan başlıkları ise şu şekilde;

“ATATÜRK HER GECE MUNTAZAM KURAN OKURDU.”

Buğra AYAN- Size ait bir başka internet sitesi atamizindeyiz.com adresi.Bu adres ve bir çok internet sitesi üzerinden “Gerçek Atatürkçülüğü” vurguluyorsunuz.Atatürk ile ilgili kitap çalışmalarınız var.Masonlarla ilgili çalışmalarda,belgesellerde de Atatürk’ün Mason localarını kapattırmasına,hatta huzurundan kovmasına dair görüntüler var ama sadece “Gerçek Atatürkçülüğü” anlatan bir belgesel yok şu an sitenizde.İlk sorum böyle bir belgesel çalışmanız var mı sitenizde?
Başka birşey var internette Atatürk ile ilgili.Atatürk masondu diyenler var,Atatürk ateistti diyenler var.Atatürk hakkında gerçek dışı ifadeler kullanan bazı siteler kapatıldı.Bunda sizin şikayetlerinizin bir payı var mı?
Atatürk ile ilgili dezenformasyonun önüne geçmek için,Atatürk ile ilgili çalışmalarınıza hız vermeyi düşünüyormusunuz.

Harun Yahya- Atatürk ile ilgili bir kaç tane video çalışmamız var,devam ediyor.Bir çok belgeleri yer,bir çok eserden istifade ederek devam ediyoruz.Fakat şu an Atatürk ile ilgili sitelerimizdeki yayınlarımız verilen bilgi çok çok yeterlidir,hepsi doğru kesin kaynaklara dayalıdır.Atatürk aleyhinde konuşan kişilerin sunduğu bilgiler sıhhatsiz bilgilerdir.Bizim anlatımlarımız net ve doğrudur.Tam dindar bir Osmanlı evladıdır,bir müslüman evladıdır Atatürk.Allaha,dine son derece saygılı,peygamberimize hayran,her gece muntazam Kuran dinleyen,Buhariyi tercüme ettiren,Elmalıyı tefsirini yaptıran,diyanet işleri başkanlığını kurduran bir insandır Atatürk.Her yerde,her mecliste sürekli Allahtan dinden bahseden bir kişidir ve Kurana karşıda insanlarda çok nadir görülen bir muhabbeti vardır ve Kuran dinlemediği bir gece yoktur aşağı yukarı.
O yüzden Atatürk’ü kendi kafasındaki gibi göstermeye çalışanlar,boşuna çırpınıyorlar.Kişiyi nasıl bilirsin,kendin gibi derler ya Atatürk’ü de kendileri gibi zannediyorlar gördüğüm kadarıyla.
Bunu beceremezler,beceremediler de,boğazlarına tıkadık.

“Matrix Yapımcısı Teşekkür Etti.”

Buğra AYAN-1999 yılında vizyona giren ve dünyada çok büyük ses getiren,IMDB kayıtlarına göre hala dünyanın en iyi filmleri listesinde olan Matrix
filmine ve onun felsefesine gelmek istiyorum.Matrix felsefesi nedir? Hayatımıza nasıl yansıtmalıyız ? Bu konudaki  belgesellerinize,kitaplarınıza olan ilgi nasıldır.Matrix filmini yazan ve yöneten Wachowski kardeşlere kitabınızın ulaştığını ve size teşekkür ettiklerini biliyorum.Bu olayın nasıl gerçekleştiği hakkında bilgi verirseniz sevinirim.

Harun YAHYA-Evet,kitabımızı gönderdikten aylar sonra bu film gündeme geldi,bu filmi çekmeye başladılar,bunu duyduk.Hakkatten değişik bir çalışma idi.Ama bizim anlattığımıza yakın,yani bizim anlattığımız doğru olan izahı anımsatan bir yöntemle hazırlanmış film.
Mesala ben sizle şu an konuşuyorum,ben beynimin içinde sizin görüntünüzle görüşüyorum.Siz dışarda varsınız ama ben sizin beynimdeki görüntünüzle konuşuyorum.Sesinizde beynimin içinde oluşuyor,kendi sesimde beynimin içinde oluşuyor.
Mesala sizin oradaki bulunan bardakla benim burada bardağım aynı yerde oluşur,eğer içersem ıhlamuru,siz meyve suyunu içerseniz mesala ben onu görüyorum fakat o da benim beynimin içinde olmuş oluyor.Dolayısı ile harika bir sistem.
Bu kişide geniş çaplı bu eserden etkilenmiş benim gördüğüm.Bunu yansıtmış.

Buğra AYAN- Çok iyi bir yönetmen.

Harun YAHYA-Bizim anlattığımız konunun,dünyaca anlaşılmasında da gerçekten çok büyük payı oldu.Faydası oldu.Tabi tam bizim anlattığımız gibi değil ama o düşünceye kapı açan bir özellikte.Bir çok şeyde tabi bu faydayı görüyoruz.Ama bunları yaparken tabi;yanlış,Kurana uygun olmayan yönleri de şeyleri iyi tesbit etmek,bu ayrımı iyi yapmak gerekir.

“Dindar Musevilere Dokundurtmayız”

Buğra AYAN-Sizin Yahudilere değil ateist-siyonistlere karşı olduğunuzu biliyorum.Örneğin ben,Türk Musevi Cemaati Onursal Başkanı Bensiyon Pinto’nın konuşmalarına rastladığımda hayranlıkla izliyorum.Her zaman Türk milletinin ne kadar hoşgörülü ve özel bir millet olduğunu anlatan,mahallesinde imam değişikliğinden dolayı bir süre ezan okunmaması durumunda,İstanbul Müftüsünü arayıp “Ben güzel sabah ezanını dinlemek istiyorum!” diyen ve sorunun çözümüne vesile olan harika bir Musevi.Fakat bazı radikal gruplar darwinizm kalıntısı felsefeler ile Musevi kökenli vatandaşlarımıza karşı ırkçılık yapabiliyor.Bunun önüne geçmek için çalışmalar yapıyormusunuz,Musevi cemaatinden görüştüğünüz insanlar var mı? Kurunun yanında yaşın yanmasının önüne geçmek için biz neler yapabiliriz?

Harun YAHYA-Dindar Museviler için bir nimettir.Allahtan korkan,helale harama dikkat eden çok güzel insanlar.Dindar Hristiyanlar da öyle.Peygamber efendimiz zamanında da onlar birinci sınıf vatandaştılar.Türk-İslam Birliği oluştuğunda da onları koruyup kollamakla görevli olacağız inşallah.Fakat Musevi Düşmanlığı yapanlar var.Bunun kökeninde şeytani unsurlar var.Çünkü bir peygamber neslini yoketme arzusu vardır.Bu Hristiyanlıkta da vardır.144.000 Musevi dışında tüm Musevilerin yok edilmesi düşüncesi vardır bazı Hristiyanlarda.Bu yanlış saplantı vardır.Bu çok sapkın bir inanç,biz buna müsade etmeyeceğiz.Fakat biz Musevilere de dokundurtmayız,onlar Peygamber neslidir bizim kardeşimizdir,huzur içinde ibadetlerini yapmaları,huzur içinde yaşamaları bizim dini görevimizdir.Hristiyanlara da dokundurtmayız.Fakat Müslümanlık karşıtı çalışan ateist-siyonistler vardır ve Masonlar vardır.Bunlara karşı net tavır konması gerekir.Ama onlarla(Dindar Hristiyan ve Museviler ile) bir tavır konulması çok daha yerinde olur.

“2014 te Birlik Kurulacak”

Buğra AYAN – Türk islam birliği sınırları içerisindeki insanlara ulaşabileceğimiz projeleri hızlandırmalımıyız ? Bu kadar kesin konuşmanızda,bir birlik kurulmasının Hz.Mehdinin geliş alametlerininden biri olmasının payı var mı?

Harun YAHYA – Evet,Mehdi zamanında Türk İslam Birliği kurulacaktır.10 yıla kadar hatta,2014 lerde insanlar bu dediğimin doğru olduğunu görecekler zaten.Bu hem hadislere göredir.Hem Said Nursinin izahlarına göre böyledir.Türk İslam Birliği nuhun gemisi gibidir.Türk İslam Birliğine girenler bu ekonomik krizden hem manevi krizden kurtulacaklardır.Türk İslam birliğine girenler Nuhun gemisine binmiş gibi olacaklardır.

Roportajın Tamamı için tıklayın.

Posted By: admin
Last Edit: 01 Mar 2009 @ 12:05 AM

EmailPermalinkComments (20)
Tags
Categories: Türkiye, Yazışmalar
Change Theme...
  • Users » 7
  • Posts/Pages » 248
  • Comments » 475
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Bugra AYAN* Kimdir



    No Child Pages.

Programlarım



    No Child Pages.

Medyada Ben



    No Child Pages.

Ne dediler



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.

Şartname



    No Child Pages.

Gözyaşı Koleksiyoncusu



    No Child Pages.