26 Eyl 2009 @ 3:08 PM 

Program 25 Eylül 2009 itibari ile 3.294.940(3 milyon 294 bin 940) indirilme sayısına ulaşmıştır.

İlginiz için teşekkürler.

Posted By: admin
Last Edit: 26 Eyl 2009 @ 03:08 PM

EmailPermalinkComments (11)
Tags
Categories: Kategorilenmemiş
 24 Eyl 2009 @ 2:38 PM 

Görünmezlerle Sohbetler devam ediyor.

Sıradaki konuğum yemeksitesi.com Genel Müdürü Sayın Nevzat AYDIN.

Merhaba öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1999 yılında Boğaziçi  Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nü bitirdim. O dönemde internet ve dotcom projeleri dünyada yeni yeni şekilleniyordu ve biz de Türkiye’den gelişmeleri duyuyorduk. Ama tam olarak ne yapıldığı, ne kadar insanın bu projelerle ilgilendiği ve hangi gelir modeliyle gelir elde ettikleri pek bilinmiyordu. Boğaziçi’nden mezun olduktan sonra ileride çalışmak istediğim bu sektöre ilişkin daha geniş bir birikim edinmek ve eğitimimi ilerletmek hedefiyle ABD’ye gittim. Silikon Vadisi’ndeki University of San Francisco’da MBA eğitimi aldım.

ABD’de bulunduğum dönemde e-ticaret ile ilgili gelişmeleri yakından inceleme fırsatım oldu. Zaten ABD’ye gitmekteki asıl amacım internet projelerinin doğduğu Silikon Vadisi’nde vizyon ve teknoloji anlamında kendimi geliştirmekti. Ardından da mutlaka Türkiye’ye dönerek başarılı projeler gerçekleştirmeyi amaçlıyordum. Bu hedefimi yemeksepeti.com ile hayata geçirdim.

Türk internetinin gelişmesi önünde bir engel var mıdır? Türk internetinin gelişmesi için profesyonel ve sıradan kullanıcılar sizce neler yapmalıdır?

Sorunuzu öncelikle internet, ticaret ve girişimcilik ilişkisi açısından ele almak isterim. E-ticaret, kendi içinde kuralları olan bir iş alanı. Bu alanda yatırım yapacak olanlara, hem e-ticareti hem de internet üzerinde iş yapmanın gerektirdiği dinamikleri iyi tanımalarını ve konuya yönelik araştırmalar yapmalarını öneririm. Ayrıca iş yapacakları alanı mutlaka iyi incelemeli ve hareket planlarını detaylı bir şekilde oluşturmalılar. Sunacakları hizmeti ve hedef kitlelerini çok iyi belirlemeli, ulaşmak istedikleri tüketicilerin gereksinimleri ayrıntılı bir biçimde değerlendirmeliler.

E-ticarette başarıya giden yol, iyi bir fikirden ve çok iyi hazırlanmaktan geçer. Bu nedenle girişimciler oluşturdukları fikirleri en sağlıklı şekilde nasıl hayata geçirebileceklerini tespit etmeleri gerekir. Ayrıca yapacakları iş için gereken en doğru teknolojiyi saptamalı, sistemlerini kurmalı ve nitelikli hizmet için gereken altyapıyı oluşturmalılar. Ortalama maliyet ve yatırım tutarı ise faaliyet gösterilecek alana, kullanılması gereken teknolojilere ve iş alanının kendi iç dinamiklerine göre değişiklik gösterebiliyor. Yemeksepeti.com gibi bir projenin 80.000 dolar kuruluş sermayesiyle buralara geldiği düşünülürse, girişimciler internet ortamında diğer sektörlere ve platformlara göre büyük firmalarla çok daha rekabet edebilir bir haldeler.

Türkiye’deki e-ticaret sektöründe ekonomik krizle birlikte birtakım gelişmeler yaşanıyor. Geçen sene cember.net’in satışı, yemeksepeti.com’a yabancı yatırımcı girmesi, gittigidiyor’la ebay birliği gibi gelişmeler dikkat çekti. Sektör mutlaka daha büyüyecek ve yatırım alma oranı diğer sektörlere göre çok daha büyük olacak; dünyada da gelişmeler bu yönde. Büyük bir genç nüfustan söz ediyoruz ama aslında halen interneti chat yapmak ve kumar oynamak dışında kullanan kesim çok az. Türkiye’deki çoğu internet kullanıcısının internetten bir şey yapmak adına kullandığı ilk siteler online bankacılık siteleri  ve yemeksepeti.com’dur. Bu konuda çok önemli bir konumda olduğumuzu ve yön belirleyici bir noktada bulunduğumuzu düşünüyorum. İnsanlar artık internette kendi hayatına katma değer sağlayan oluşumlarla ilgilenmeye başlayacaklar. Ben 2012-2013 yıllarında Türkiye’de internetin pek çok anlamda yurtdışında gıptayla baktığımız ülkeleri yakalayacağına inanıyorum.

İnternet tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de gelişmesini sürdürecek. Paylaşım siteleri ve sosyal ağ modelleri popülerliğini gelecekte de koruyacak. İnsanın kendine ayırabildiği kaliteli zaman ciddi anlamda azalmaya başladı. Burada eğlence odaklı önemli alternatiflerin devreye gireceğini tahmin ediyorum. Özellikle video içeriği yaygınlaşmaya devam edecek. Artan bağlantı hızları ile video kaliteleri de çok üst seviyelere ulaşacak. Artık internet videoları küçücük bulanık olarak değil tam ekran ve son derece net izlenebilecek. Bu da internete olan ilginin artmasını ve kullanımı daha üst seviyelere taşıyacak önemli bir unsur.

İnternet üzerinden sunulan hizmetler içerisinde eğlencenin genel anlamıyla çok popüler olacağını öngörüyorum. Trafikti, uykuydu derken şehir keşmekeşi içerisinde insanlar tüm gün sadece birkaç saatlerini kendine ayırabiliyorlar. Bu zamanı en verimli ve keyifli kullanmak adına oyun konsollarının kullanımında ciddi artışlar görüyoruz. Zaten yemeksepeti.com da bu verimliliği artırmak adına, her gün eve gelip öncesi ve sonrası ile birkaç saat yemek ile uğraşmak istemeyen hızlı yaşayan bireyler için çok ciddi bir alternatif oluşturuyor.

Yemeksepeti.com‘un kuruluş misyonu, gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Amerika’da öğrenim gördüğüm dönemde internet sektörünü ve bu ülkedeki e-ticaret faaliyetlerini yakından takip ediyordum. Paket servis ve internet bazlı bir projeyi Türkiye’de hayata geçirmek düşüncesindeydim. O dönemde internet ve paket servis kavramı Türkiye için çok yeni ama gelecek vaat eden kavramlardı. Türkiye’ye dönünce de gözlem ve fikirlerimi böyle bir projede yer alabilecek cesarette olduğunu düşündüğüm Melih Ödemiş ve Cem Nufusi ile paylaştım. Daha sonra hem restoran hem de kullanıcı bazında bu tarz bir ihtiyaca yönelik talep olup olmadığını araştırdık. Bu çalışmalar sonucunda, gerçekten böyle bir ihtiyaç olduğunu saptayınca kurulum çalışmalarına başladık. Ön çalışmalarımızın tamamlanmasıyla birlikte, ülkemizin ilk online yemek siparişi sitesi olarak 2000 yılının Eylül ayında 80.000 dolar sermayeyle kurulduk. 2001 yılının Ocak ayında da online olduk. Yemeksepeti.com olarak tüm internet kullanıcıları ve ilgili restoranlara, internetten yemek siparişi verebilme ve alabilme olanağı sağlıyoruz. Ülkemizdeki paket servis anlayışına çok daha verimli ve hızlı bir alternatif getirdiğimizi düşünüyorum. Bugün itibariyle 75 kişiye ulaşmış bulunan ekibimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bizim yaptığımız işin en can alıcı noktası siparişlerin restoranlara en hızlı şekilde ve hatasız olarak iletilmesi. Bu süreci başarıyla yönetiyoruz. Bu çerçevede kendi alanımızda önemli yenilik ve ilklere imza attık. Siparişleri iletmek için her restoranın kendi altyapısını da dikkate alarak POS, fax, e-mail, restorana özel masaüstü sipariş takip uygulaması, restoran sistemine internet üzerinden direkt entegrasyon gibi farklı yöntemler izliyoruz. Ağırlıklı olarak restoranlara koyduğumuz IP ya da masaüstü GPRS POS cihazları kullanılıyor. Çoğunlukla POS tercih etmemizin sebebi, bu cihazların bizim aradığımız çift yönlü, güvenilir, dayanıklı iletişim ortamını sağlayabiliyor olması. POS cihazlarının üzerinde bize özel yazılmış bir sipariş takip yazılımı bulunuyor. Yemeksepeti.com’a gelen siparişler kullanıcı “sipariş ver” butonuna bastıktan sonra 10-15 saniye içerisinde ilgili restoranın POS cihazından basılı olarak çıkıyor ve restoran anında yine cihazı kullanarak onay veriyor. Bunun yanı sıra restoran gelen siparişlerle ilgili detay bilgisine istediği anda ulaşabiliyor, raporlayabiliyor ya dayemeksepeti.com operasyon ekibi ile POS aracılığıyla hızlıca irtibata geçebiliyor. Bütün bu gelişmeler yemeksepeti.com operasyon merkezinde gerçek zamanlı olarak izlenip, gerektiğinde müdahale ediliyor. Bu sayede kullanıcı siparişleri, restoranlara saniyeler içerisinde yazılı olarak iletilmiş ve onayı alınmış oluyor.

Faaliyet gösterdiğimiz yerler olan İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Eskişehir, Gaziantep, Kocaeli, Adana, Denizli, Konya ve Kıbrıs’ta yemeksepeti.com kullanıcıları  sitemize girdiklerinde kendi bölgelerine hizmet veren sayısız restoran alternatifleri arasından tercih yapabiliyorlar. İtalyan mutfağı, Japon mutfağı, fast food, pizza, kebap, hamburger, Türk mutfağı, tercih ettikleri her türlü yemeği yemeksepeti.com’dan sipariş verebiliyorlar. Yemeksepeti.com olarak faaliyete geçtiğimiz günden bu yana sipariş kanallarımızı da önemli ölçüde genişlettik. Her ne kadar ağırlıklı olarak internet üzerinden sipariş almaya dayalı bir yapımız olsa da, bugün wap.yemeksepeti.com, SMS ve DIGITURK 525. kanal aracılığıyla da sipariş alıyoruz. Ayrıca 24 saat hizmet veren birçok restoranımız da mevcut. Yemeksepeti.com şu an itibariyle 3.250’nin üzerinde üye restoran ve 580.000’i aşkın kayıtlı kullanıcıya sahip. Günde aldığımız 15.000 siparişle 45.000’den fazla kişiye hizmet veriyoruz.

Sitenizi tercih eden kullanıcıların mesleklere ve yaşlara göre dağılımı  nasıl gerçekleşiyor?

Üyelerimiz içinde çalışan kesimin ve öğrencilerin ağırlıkta olduğunu söyleyebiliriz. Ancak her yaştan ve her kesimden geniş bir kullanıcı kitlemiz var. Çalışan, çok yoğun olan veya yemek pişirmeye vakit bulamayan bireylerin yaşantısına önemli bir kolaylık getiriyoruz. Üniversite öğrencileri de sitemizi en çok kullanan gruplar arasında yer alıyor. Özellikle vize ve final dönemlerinde siparişlerin yükseldiğini gözlemliyoruz. Öte yandan yemeksepeti.com’a gelen siparişlerin özel günlerde artış gösterdiğini de belirtmek gerekir. Normal günlerde kebap ve pizza tercih edilirken, özellikle maç günlerinde ve haftasonu yoğun bir şekilde pizza siparişi veriliyor. Bu da bu günlerde daha kalabalık grupların bir araya geldiğini gösteriyor. İş merkezlerinin yoğun olduğu semtlerde hafta içi öğleden sonraları ve hafta sonu gece saatlerinde ise tatlı siparişi artıyor. Gece ise daha çok dürüm, sosisli, hamburger gibi pratik yiyecekler tercih ediliyor.

Yemeksepeti.com dışında yaptığınız, yapmak istediğiniz projeler var mı,varsa nelerdir?

Yine yemeksepeti.com ekibi ile hazırladığımız Yemeksepeti ELİT isimli bir projemiz var. Yemeksepeti ELİT,  alışılagelmiş paket servisi hizmeti veren restoranların yanı sıra dışarı çıktığınızda yemek için gittiğiniz seçkin ve gözde restoranlar hakkında tüm bilgilerin bulunabildiği ve rezervasyon olanağı sunan bir hizmet. Yemeksepeti ELİT’te yer alan restoranlar, deneyimli bir ekip tarafından büyük bir titizlikle seçiliyor. Yemeksepeti ELİT sayesinde önemli günlerinizi kaydedebilir, restoranlar hakkında tüm detaylı bilgilere (menü, telefon, kroki, basın dosyası, fotoğraf galerisi, vb.) ulaşabilir ve üye restoranlara online rezervasyon yaptırılabilirsiniz. Ücretsiz olarak sunduğumuz Yemeksepeti ELİT hizmetimizle üye restoranların güncel haberlerini de paylaşıyoruz.

Posted By: admin
Last Edit: 24 Eyl 2009 @ 02:38 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Kategorilenmemiş
 15 Eyl 2009 @ 7:11 PM 

Görünmezlerle Sohbetler devam ediyor.

Sıradaki konuğum Bnei Baruch Kabala Araştırma ve Eğitim Merkezi Türkiye yetkilileri.

İşte o roportaj..

1- Merhaba öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Bnei Baruch Kabala Araştırma ve Eğitim Merkezi, merkezi İsrail’de olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde büroları bulunan bir organizasyondur. Herhangi bir devlet veya özel kurum ile organik bağı yoktur. BB şu an Kabalist Michael Laitman’ın yönetiminde eğitimlerine devam etmektedir. Eğitim araçları olarak başlıca 35 dilde yayın yapan web sitelerimiz, şu an İsrail’de yayın yapan yakın bir zamanda ise tüm dünyada yayında olacak olan Kanal 66, bir çok ülkede farklı dillerde yayınlanan kitap ve gazetelerimiz aracılığıyla tüm toplumlara öncesinde bir koşul öne sürmeden herkese bu ilmi yaymaya çalışan gönüllü bir grupdur.

Kabala ilmini insanlara götürme eylemine kısaca “Dağıtım” adını veriyoruz. Dağıtım organizasyonlarımız ticari bir amaç gütmez dileyen herkes istediği kaynağa bedava ulaşabilmektedir.


2- İnternet yayıncılığı sizin için ne anlama gelmektedir?

İnternet yayıncılığı bizim için son derece hayatidir. Kısa bir inceleme yapıldığında da BB’nin internet departmanı son derece güçlü ve profesyonel olduğu görülecektir. Bir çok insan internet aracılığıyla bilgiye çok kısa ve doğru bir şekilde ulaşmaktadır. İnternet sitelerimiz bir çok dilde yayın yaptığı için kişiler web sitelerimize ulaştıklarında bilgi edinmekte ciddi sorunlar yaşamıyor. İnternet sitelerimizi kısaca tanıtmak istersek bu konunun bizim için ne kadar önemli olduğu ve internetin ne kadar kullanışlı olabileceğini gösterebiliriz.

kabbalah.info bu site 35 dilde yayın yapmaktadır. Buradaki amaç genel İçeriği öğrenmek isteyen kişilere temel Kabalistik bilgileri sunmaktır.

kabbalahmedia.info bu site her gün yapılan canlı derslerin arşiv olarak 8 dilde saklandığı bir kaynak deposudur.

kab.tv bu site internet üzerinden canlı yapan Televizyonumuzdur. Günün her saatinde izlemek mümkündür.

arifilms.tv bu site Kabala İlmini anlatmak için düzenlemiş olduğumuz filmlerin kimler tarafından yapıldığını ve bu çalışmaları tanıtan sitemizdir.

laitman.com ise öğreticimiz Michael Laitman’ın kişisel sitesi olup günlük gelen soruları yanıtladığı sitedir.

kabbalahforwomen.com bu site Kabala İlmini çalışan kadınlar için düzenlenen bir sitedir. Bir çok kişisel blogları ve paylaşım sitelerini bu listeye eklediğimiz zaman etkili bir internet dağıtımımız olduğunu söylemek abartılı olmaz. Sadece internet yoluyla dünyada yaklaşık 10 milyon insan dersleri takip etmektedir.

Tüm bu dağıtım niteliğine ve çalışmalara rağmen bir çok kişiden konuyla ilgili sorular almaktayız. Bu durumda da elimizden geldiğince tüm sorulara hızlı ve sağlıklı bir cevap vermeye çalışmaktayız.

3- kabbalah.info‘un kuruluş misyonu, gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?


İlk soruya verilen cevapda da ifade etmeye çalıştığımız gibi; Bnei Baruch, Kabalistik metinlerde de sıklıkla ifade edildiği gibi, öncesinde hiç bir ön koşul öne sürmeden tüm insanoğluna Kabala İlmini götürmeyi kendisine en öncelikli misyon edinmiş bir gruptur. kabbalah.info ise ana sitemizdir.

Bu site ilk defa öğreticimiz Michael Laitman tarafından 1996 yılında kendi kişisel girişimleri tarafındna kurulmuştur. Dağıtımın etkisi ile zamanla Bnei Baruch grubu büyümüş ve buna paralel olarak dağıtım olanaklarıda büyümüştür. Böylelikle sitemiz günden güne yeni diller kazanmanın yanı sıra farklı konularda yayın yapan diğer siteleride kendi bünyesinde oluşturmaya başlamıştır. kabbalah.info başlangıç sitemiz olup sonradan oluşturulan sitelere ilham kaynağı olmuştur.

4-Sitenizde ki dökümanlar ve Rav’lar hakkında bilgi verir misiniz?

Sitelerimizde bulunan dökümanlar öncelikle olarak yeni gelen bir insanın zihninde Kabala İlmi ile oluşmuş veya oluşması muhtemel tüm sorulara cevap verebilecek temel makalelerle başlar. Bunun yanınnda yine Kabala ilmini anlatan videolar, yazılı dersler, mp3 dosyaları, power point sunumları, animasyonlar, klipler ile bir çok teknikde hazırlanmış Kabalistik bilgilerin sunumları yer almaktadır.

Rav tanımlamasının kesinlikle dini bir içeriği yoktur. Zira Kabala İlmi tüm dinlerden önce yazılmaya ve çalışılmaya başlanmış bir bilimdir. Bu yüzden Rav denildiği zaman anladığımız üst dünyaları edinmiş Kabalistlere verilen bir ünvandır.

Bu insanlarla ilgili bilgiler son derece sadedir. Zira tüm Kabalistlerin yaşamlarıda sade olmuştur. Sitemizde öncelikle neslin son öğreticisi Yehuda Ashlag (Baal HaSulam) diğer bir adıyle Merdivenin Sahibi hakkında kişisel bilgilere yer verilmiştir. Ardından Baal HaSulam’ın oğlu Baruch Halevi Ashlag (Rabaş) hakkında bilgileri yer verilip son olarak şimdiki öğreticmiz Michael Laitman hakkında bilgi verilmiştir.

Michael Laitman Sovyet Rusya’da doğup temel bilimsel eğitimlerini burada almıştır. Rusya’da Mikrobiyolog olarak Profesör unvanını aldıktan sonra İsrail’e göç edip burada ise Felsefe alanında doktora yapmış bir insandır. Tüm yaşamı boyunca tabiatı inceleme sürecinde Kabala Metodu ile tanışmış ve Baruch Shalom Ashlag (Rabaş) ile uzun yıllar birebir çalışarak Kabala İlmini edinmiştir. 1996 yılında ise kendi olanakları ile hocasının anısına Bnei Baruch (Baruch’un Oğulları) merkezini kurmuştur. Kendisi ile ilgili geniş sitemizde daha geniş bilgiler yer almaktadır.

Kabalistlerden ziyade Kabalistik bilgilerin ifşası çok daha önemlidir. Tüm kaynaklar incelendiği zaman hiç bir Kabalistin kendisinden değil sadece ilmin nasıl edinileceğinden bahsetmiş olduğunu görebiliriz. Bu ilmi bize ifşa edenler elbette önemlidir ama Kabala İlmi daha önemlidir.

5-Sitenizi tercih eden kullanıcıların mesleklere ve yaşlara göre dağılımı nasıl gerçekleşiyor?

Bu konuda kesinlikle bir değerlendirmede bulunamıyoruz. Zira çocuklardan başlayarak 85 yaşına kadar uzanan (Torunuyla Kabala öğrenen) Suudi Arabistandan, Kanadaya, terzilik yapandan, müzisyenine, iş adamlarına kadar uzanan büyük bir yelpaze yer almaktadır. Bu yüzden bir istatistik sunmak mümkün değildir.

Fakat son yıllarda Kabala İlmi’nin yahudilik veya herhangi bir din ile bağıntılı olmadığının anlaşılması üzerine Müslüman ülkelerden de ciddi bir ilgi başlamıştır. İran, Suriye, Arabistan, Lübnan, Mısır, Türk Cumhuriyetleri, Türkiye, Malezya gibi islam ülkelerinden de yoğun bir ilgi görmeye başladı. Bu tip istatistik bilgilerini web sitelerimizin trafiğinden ve her gün yapıaln canlı derse yapılan bağlantılaran edinebiliyoruz. Yine son yıllarda Hindistan, Japonya, Gana, Kenya, Kamerun, gibi farklı dinlerin yaşandığı ülkelerden de insanlar gelmeye başlamıştır.

6-Sitenize yurt dışı girişleri oluyor mu? Türklerden sonra en çok sitenizi tercih eden kullanıcılar hangi ülkeden geliyor?

5. sorunu cevabı yeterlidir sanırım.

7-kabbalah.info dışında yaptığınız, yapmak istediğiniz projeler var mı,varsa nelerdir?

Kesinlikle yapmak sitediğimiz ve çalışmasına başladığımız bir çok proje var. Bunların başında Kabala Ülkesi diye adlandırdığımız bir nevi Second Life tarzı bir web sitesi geliyor. Kişiler bu site ve sisteme girdiklerinde hangi ülkede, kimlerin online olduğunu görüp, dostlarımız olan bu kişilerle daha sıkı bir bağ geliştirebilip daha etkili dağıtım çalışmaları ve daha etkili çalışma yöntemleri geliştirebileceklerdir

8- Peki Kabala da insanların sorduğu ve cevap bulduğu en popüler cevap nedir?

Çok güzel bir soru. Esasında Kabala genel bir soruya cevap verir, Hayatımın anlamı ne, ben neden yaratıldım? Kabala bu soruya cevap arayan kişiler için vardır. Kabala insana hayatın kaynağını ve hayatın amacını gösterir.

9- Kabala çalışmak için ön bir koşul var mıdır?

Kabala çalışmak için herhangi bir ön koşul yoktur. Gerekli olan tek şey kişinin öğrenme merakı ve isteğidir.


10- Peki bir başka dinden, inanıştan biride Kabala çalışabilir mi?

Elbette. Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi kim olursan ol gel. Burada temel olan kişinin dini, dili, ırkı, kültürü değildir. Temel olan şey hayatının amacını, neden yaratıldığını kişinin sorgulamasıdır. Hatta Kabalistler herkes kendi dininde kalmakta serbesttir der. Kabala bir öğretidir, din değildir.

11- Kabala kelime olarak ne anlama geliyor?

Kabala kelimesi İbranice bir fiil olan Lekabel yani almak anlamına gelmektedir.

12- Bu ne anlama geliyor, almak ne demektir?

Kabala bize anlatır ki, yaratılmanın amacı, Yaratan ile iletişim kurabilmemiz içindir. Yaratan Veren yani İhsan eden olarak bilinir. Yaratılan varlıkta yani bizlerde ondan alan yani alıcı olarak yaratıldık. Verenle alan yani Yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi anlatıyor aslında bize Kabala. Kısaca Yaratan’dan nasıl alabileceğimizi safha safha anlatan bir ilim Kabala. Yaratan bizi yarattığı zaman bize arzulama duygusunu verdi. Eğer bize bu duyguyu vermeseydi bizler hiçbir şey istemezdik ve Yaratanın da bizi yaratmasının bir amacı olmazdı. Yoktan var edilen şey bu arzulama duygusu yani alma arzusudur.

13- Kabala da tam olarak ne çalışıyorsunuz? Kabala çalışırken nelere gerek duyar kişi?


Kabala Yaratan’ı, tıpkı çevremizi algıladığımız gibi hem kalbimizde hem aklımızda hissetmeye ve anlamaya yönelik bir çalışmadır. Yaratan’ı çok daha açık, yanılgısız bir şekilde bu sistemli ve kontrollü çalışma ile hissedebiliriz.

Kabala tüm ilim dallarının çalışılması gibidir. Hislerimizin ölçülmesi ve tercüme edilmesi ve bu hislerin deneylere tabi tutulmasıyla anlaşılması ve bir dille bu bilginin başkalarına anlatılmasını kapsar.

İnsan bu dünyada ona verilen her şeyi kendisi için özgürce kullanır. Ona verilen şeylerin nasıl ve nereden geldiğini hissetmez. Eğer bize bunları vereni bir an çok az bile hissedebilsek, tüm algılayışımız ve verilen objeyi hissedişimiz değişir; farklı bir ilişki ve hal alır. Bu durum bizi anında farklı bir ortama koyar. Tek problemimiz Yaratan’ı hissedememenin eksikliği. Bu yüzden bu hayatta en önemli amacımız O’nunla bir bağ oluşturabilmek.

Bu ilişki oluştuktan sonra her şey çok kolay. Yaratan’ı bir an bile hissedebilirsek o hisse defalarca geri dönebilir ve bu hissi derinleştirip genişletebiliriz. Zaten kime dönmemiz gerektiğini biliyoruz ve bize olan yaklaşımını da biliyoruz; “insana ruhu öğretir” derler. İnsan kendi ruhuyla yön bulur ve hisleri nasıl devam etmesi gerektiğini ona söyler. Bu noktaya gelene kadar ona yol gösterecek bir Rav’a (Kabala İlmini öğreten Kabalist), bir grup dosta ve doğru kitaplara ihtiyacı vardır. Buna ek olarak ruh âlemine ulaşmış olanlara güvenmesi lazım. Tıpkı bir doktora gittiği zaman doktora güvenip ona tavsiye ettiği ilaçları ne olduğunu bilmemesine rağmen gidip yuttuğu gibi.

14- Kabala çalışırken olmazsa olmazlar var mıdır?

Kesinlikle vardır. Temel kıstaslar şunlardır; Doğru kaynaklar, güvendiğiniz bir öğretici ve grup. Bu üç unsur yok ise çalışmanız Kabalistik bir çalışma olmaz. Doğru kaynaklara sahip olduğunuz zaman Kabala İlmi’ni doğru bir terminoloji ve metot ile öğrenirsiniz. Doğru bir öğretici sizi her zaman doğru bir yol da tutar. Grup ise bu ilmi edinirken Yaratan ile yaratılan arasında ki ilişkinin doğasını deneyimleyebileceğiniz tek ve en önemli koşuldur.

Tüm Kabalistler Grup nosyonu üzerinde önemle durmuşlardır. Hatta bazen Laitman “Bana ihtiyacınız yok tek ihtiyacınız aranızda doğru bir bağ kurmak”der. Grup nosyonu üzerinde çok uzun konuşmalar yapılabilir ama buraya sığmayacağını kesin. Konu ile ilgili sitemizde 100′e yakın makale bulunmaktadır.

15- Kabala’nın krize verebileceği bir cevap var mıdır?

Öğreticilerimiz bu krizi yıllar öncesinden görüp uyardıkları için elbette ki bir çözüm sunmaktadır. Krizin nedeni insanlar arasında ki yanlış bağdır. Sonsuz mükemmelliğe ve sükunete gelebilmek için kişi “Dostunu kendisi gibi sevmelidir.” Bu temel bir Kabalistik prensiptir. Günümüzde herkes birbirine müşteri, kendisini de bir satıcı olarak görmektedir. Bir birimize olan yaklaşımımız, “Bu insandan ne çıkarım olabilirim?” tarzındadır. Kendimiz için almak ve buna dayalı sistemlerin sonucunda bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın Amerikaya milyarlarca dolar harcıyor ama boşuna hiçbir değişiklik yok krizde. Bazı bilim adamları hatta ekonomistler anlamaya başladılar ki bu kriz bu şekilde aşılamayacak, değişmesi gereken insanoğlu demeye başladılar artık. Evet bu krizin geleceğini hocamız (Rav) bu kriz gelmeden önce bizlere açık açık anlattı. Tüm insanoğlu kendisinden, çıkarından başka bir şey düşünmeden dünyayı sömürürken unuttuğu bir şeyi sistem bu krizle hepimize anlattı, ‘’Hepimiz birbirimize göbekten bağlıyız’’. Bu prensibi anlamamak yada çözümü başka yerlerde aramak daha başka krizleri kapımıza getirecektir. Anlamamız gereken şey hepimiz aynı gemideyiz ve artık egomuzun içinden çıkıp değişmemiz gerektiğidir. Bu değişim Kabalanın temel öğretisidir.

16- Söylemlerinizi bugün tüm dünyada değişik gruplarda dillendirilmekte. Mesela Anarşistler,

Komünistler’de bu yönde telkinde bulunurlar. Kabalistik söylemlerin farkı nedir?

Tarihte bu söylemler üzerine deneyimler bile yaşandı. Paris Komünü, Sovyet deneyimi, İspanyol Anarşist Hareketleri, 12. yüzyılda Fransa’da Katar deneyimleri… Ve belki tarihe yazılmamış daha bir çok deneyim. Kabalistik söylemin farkı çok kritik ve tüm algıyı değiştirecek niteliktedir. Soru şudur; Bu birliği neden istiyoruz? Ne işimize yarayacak? Buna neden mecburum? Cevap ise şudur; Buna mecburuz çünkü Yaratan’ın bizi bu noktaya getirmek için tüm realiteyi yarattığını görmeliyiz. Buna mecburuz çünkü bir bütünün küçük birer parçaları olarak tekrar bir araya gelmek zorundayız. Buna mecburuz çünkü, Tek kalp Tek İnsan olabilirsek realiteyi doğru algılayabiliriz. Buna mecburuz çünkü; Isdırabımız Yaratan’a benzediğimiz zaman bitecektir. Yaratan’a benzemek ise O’nun doğasını edinmekle yani dostumuza özgecil davranarak edinebiliriz.

Tarih’de ki deneyimler genellikle silah ve zorla olmuştur. Zorla güzellik olmaz sözü boşuna değil. Kişi bu birliğe bir çok deneyimden geçtikden sonra kendi özgür iradesi ile gelmelidir. Bu yüzden maneviyatta “Zorlama olmaz” prensibi vardır. Yaşadığımız krizler ise bu süreci daha da hızlandırmaktadır. Zira her krizde insan bu hissiyatı daha da hissetmeye başlayacaktır ve başlamıştır.

Bugün bir çok bilimadamı krize iktisadi yaklaşmktan vazgeçti. Eski FED başkanı bile “Değiştirilmesi gereken şey doğamızdır.” diyebiliyor. Devlet liderlerinin bir çözümü yok. Son G21 toplantısının sonuç bildirgesine yansıyanda çözümsüzlük olmuştur. Bnei Baruch bu konuda dünyanın bir çok ülkesinde biliminsanları ile bu konuda ortak çalışmalar yürütmektedir. Tek anlattığımız şey ise “Kriz insanidir. İnsan doğasından kaynaklanmaktadır. Egoist doğamızı, özgecil (ihsan eden) bir doğa ile değiştirmediğimiz sürece krizler bitmez.

1- Merhaba öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Bnei Baruch Kabala Araştırma ve Eğitim Merkezi, merkezi İsrail’de olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde büroları bulunan bir organizasyondur. Herhangi bir devlet veya özel kurum ile organik bağı yoktur. BB şu an Kabalist Michael Laitman’ın yönetiminde eğitimlerine devam etmektedir. Eğitim araçları olarak başlıca 35 dilde yayın yapan web sitelerimiz, şu an İsrail’de yayın yapan yakın bir zamanda ise tüm dünyada yayında olacak olan Kanal 66, bir çok ülkede farklı dillerde yayınlanan kitap ve gazetelerimiz aracılığıyla tüm toplumlara öncesinde bir koşul öne sürmeden herkese bu ilmi yaymaya çalışan gönüllü bir grupdur.

Kabala ilmini insanlara götürme eylemine kısaca “Dağıtım” adını veriyoruz. Dağıtım organizasyonlarımız ticari bir amaç gütmez dileyen herkes istediği kaynağa bedava ulaşabilmektedir.

2- İnternet yayıncılığı sizin için ne anlama gelmektedir?

İnternet yayıncılığı bizim için son derece hayatidir. Kısa bir inceleme yapıldığında da BB’nin internet departmanı son derece güçlü ve profesyonel olduğu görülecektir. Bir çok insan internet aracılığıyla bilgiye çok kısa ve doğru bir şekilde ulaşmaktadır. İnternet sitelerimiz bir çok dilde yayın yaptığı için kişiler web sitelerimize ulaştıklarında bilgi edinmekte ciddi sorunlar yaşamıyor. İnternet sitelerimizi kısaca tanıtmak istersek bu konunun bizim için ne kadar önemli olduğu ve internetin ne kadar kullanışlı olabileceğini gösterebiliriz.

kabbalah.info bu site 35 dilde yayın yapmaktadır. Buradaki amaç genel İçeriği öğrenmek isteyen kişilere temel Kabalistik bilgileri sunmaktır.

kabbalahmedia.info bu site her gün yapılan canlı derslerin arşiv olarak 8 dilde saklandığı bir kaynak deposudur.

kab.tv bu site internet üzerinden canlı yapan Televizyonumuzdur. Günün her saatinde izlemek mümkündür.

arifilms.tv bu site Kabala İlmini anlatmak için düzenlemiş olduğumuz filmlerin kimler tarafından yapıldığını ve bu çalışmaları tanıtan sitemizdir.

laitman.com ise öğreticimiz Michael Laitman’ın kişisel sitesi olup günlük gelen soruları yanıtladığı sitedir.

kabbalahforwomen.com bu site Kabala İlmini çalışan kadınlar için düzenlenen bir sitedir. Bir çok kişisel blogları ve paylaşım sitelerini bu listeye eklediğimiz zaman etkili bir internet dağıtımımız olduğunu söylemek abartılı olmaz. Sadece internet yoluyla dünyada yaklaşık 10 milyon insan dersleri takip etmektedir.

Tüm bu dağıtım niteliğine ve çalışmalara rağmen bir çok kişiden konuyla ilgili sorular almaktayız. Bu durumda da elimizden geldiğince tüm sorulara hızlı ve sağlıklı bir cevap vermeye çalışmaktayız.

3- kabbalah.info‘un kuruluş misyonu, gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

İlk soruya verilen cevapda da ifade etmeye çalıştığımız gibi; Bnei Baruch, Kabalistik metinlerde de sıklıkla ifade edildiği gibi, öncesinde hiç bir ön koşul öne sürmeden tüm insanoğluna Kabala İlmini götürmeyi kendisine en öncelikli misyon edinmiş bir gruptur. kabbalah.info ise ana sitemizdir.

Bu site ilk defa öğreticimiz Michael Laitman tarafından 1996 yılında kendi kişisel girişimleri tarafındna kurulmuştur. Dağıtımın etkisi ile zamanla Bnei Baruch grubu büyümüş ve buna paralel olarak dağıtım olanaklarıda büyümüştür. Böylelikle sitemiz günden güne yeni diller kazanmanın yanı sıra farklı konularda yayın yapan diğer siteleride kendi bünyesinde oluşturmaya başlamıştır. kabbalah.info başlangıç sitemiz olup sonradan oluşturulan sitelere ilham kaynağı olmuştur.

4-Sitenizde ki dökümanlar ve Rav’lar hakkında bilgi verir misiniz?

Sitelerimizde bulunan dökümanlar öncelikle olarak yeni gelen bir insanın zihninde Kabala İlmi ile oluşmuş veya oluşması muhtemel tüm sorulara cevap verebilecek temel makalelerle başlar. Bunun yanınnda yine Kabala ilmini anlatan videolar, yazılı dersler, mp3 dosyaları, power point sunumları, animasyonlar, klipler ile bir çok teknikde hazırlanmış Kabalistik bilgilerin sunumları yer almaktadır.

Rav tanımlamasının kesinlikle dini bir içeriği yoktur. Zira Kabala İlmi tüm dinlerden önce yazılmaya ve çalışılmaya başlanmış bir bilimdir. Bu yüzden Rav denildiği zaman anladığımız üst dünyaları edinmiş Kabalistlere verilen bir ünvandır.

Bu insanlarla ilgili bilgiler son derece sadedir. Zira tüm Kabalistlerin yaşamlarıda sade olmuştur. Sitemizde öncelikle neslin son öğreticisi Yehuda Ashlag (Baal HaSulam) diğer bir adıyle Merdivenin Sahibi hakkında kişisel bilgilere yer verilmiştir. Ardından Baal HaSulam’ın oğlu Baruch Halevi Ashlag (Rabaş) hakkında bilgileri yer verilip son olarak şimdiki öğreticmiz Michael Laitman hakkında bilgi verilmiştir.

Michael Laitman Sovyet Rusya’da doğup temel bilimsel eğitimlerini burada almıştır. Rusya’da Mikrobiyolog olarak Profesör unvanını aldıktan sonra İsrail’e göç edip burada ise Felsefe alanında doktora yapmış bir insandır. Tüm yaşamı boyunca tabiatı inceleme sürecinde Kabala Metodu ile tanışmış ve Baruch Shalom Ashlag (Rabaş) ile uzun yıllar birebir çalışarak Kabala İlmini edinmiştir. 1996 yılında ise kendi olanakları ile hocasının anısına Bnei Baruch (Baruch’un Oğulları) merkezini kurmuştur. Kendisi ile ilgili geniş sitemizde daha geniş bilgiler yer almaktadır.

Kabalistlerden ziyade Kabalistik bilgilerin ifşası çok daha önemlidir. Tüm kaynaklar incelendiği zaman hiç bir Kabalistin kendisinden değil sadece ilmin nasıl edinileceğinden bahsetmiş olduğunu görebiliriz. Bu ilmi bize ifşa edenler elbette önemlidir ama Kabala İlmi daha önemlidir.

5-Sitenizi tercih eden kullanıcıların mesleklere ve yaşlara göre dağılımı nasıl gerçekleşiyor?

Bu konuda kesinlikle bir değerlendirmede bulunamıyoruz. Zira çocuklardan başlayarak 85 yaşına kadar uzanan (Torunuyla Kabala öğrenen) Suudi Arabistandan, Kanadaya, terzilik yapandan, müzisyenine, iş adamlarına kadar uzanan büyük bir yelpaze yer almaktadır. Bu yüzden bir istatistik sunmak mümkün değildir.

Fakat son yıllarda Kabala İlmi’nin yahudilik veya herhangi bir din ile bağıntılı olmadığının anlaşılması üzerine Müslüman ülkelerden de ciddi bir ilgi başlamıştır. İran, Suriye, Arabistan, Lübnan, Mısır, Türk Cumhuriyetleri, Türkiye, Malezya gibi islam ülkelerinden de yoğun bir ilgi görmeye başladı. Bu tip istatistik bilgilerini web sitelerimizin trafiğinden ve her gün yapıaln canlı derse yapılan bağlantılaran edinebiliyoruz. Yine son yıllarda Hindistan, Japonya, Gana, Kenya, Kamerun, gibi farklı dinlerin yaşandığı ülkelerden de insanlar gelmeye başlamıştır.

6-Sitenize yurt dışı girişleri oluyor mu? Türklerden sonra en çok sitenizi tercih eden kullanıcılar hangi ülkeden geliyor?

5. sorunu cevabı yeterlidir sanırım.

7-kabbalah.info dışında yaptığınız, yapmak istediğiniz projeler var mı,varsa nelerdir?

Kesinlikle yapmak sitediğimiz ve çalışmasına başladığımız bir çok proje var. Bunların başında Kabala Ülkesi diye adlandırdığımız bir nevi Second Life tarzı bir web sitesi geliyor. Kişiler bu site ve sisteme girdiklerinde hangi ülkede, kimlerin online olduğunu görüp, dostlarımız olan bu kişilerle daha sıkı bir bağ geliştirebilip daha etkili dağıtım çalışmaları ve daha etkili çalışma yöntemleri geliştirebileceklerdir

8- Peki Kabala da insanların sorduğu ve cevap bulduğu en popüler cevap nedir?

Çok güzel bir soru. Esasında Kabala genel bir soruya cevap verir, Hayatımın anlamı ne, ben neden yaratıldım? Kabala bu soruya cevap arayan kişiler için vardır. Kabala insana hayatın kaynağını ve hayatın amacını gösterir.

9- Kabala çalışmak için ön bir koşul var mıdır?

Kabala çalışmak için herhangi bir ön koşul yoktur. Gerekli olan tek şey kişinin öğrenme merakı ve isteğidir.

10- Peki bir başka dinden, inanıştan biride Kabala çalışabilir mi?

Elbette. Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi kim olursan ol gel. Burada temel olan kişinin dini, dili, ırkı, kültürü değildir. Temel olan şey hayatının amacını, neden yaratıldığını kişinin sorgulamasıdır. Hatta Kabalistler herkes kendi dininde kalmakta serbesttir der. Kabala bir öğretidir, din değildir.

11- Kabala kelime olarak ne anlama geliyor?

Kabala kelimesi İbranice bir fiil olan Lekabel yani almak anlamına gelmektedir.

12- Bu ne anlama geliyor, almak ne demektir?

Kabala bize anlatır ki, yaratılmanın amacı, Yaratan ile iletişim kurabilmemiz içindir. Yaratan Veren yani İhsan eden olarak bilinir. Yaratılan varlıkta yani bizlerde ondan alan yani alıcı olarak yaratıldık. Verenle alan yani Yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi anlatıyor aslında bize Kabala. Kısaca Yaratan’dan nasıl alabileceğimizi safha safha anlatan bir ilim Kabala. Yaratan bizi yarattığı zaman bize arzulama duygusunu verdi. Eğer bize bu duyguyu vermeseydi bizler hiçbir şey istemezdik ve Yaratanın da bizi yaratmasının bir amacı olmazdı. Yoktan var edilen şey bu arzulama duygusu yani alma arzusudur.

13- Kabala da tam olarak ne çalışıyorsunuz? Kabala çalışırken nelere gerek duyar kişi?

Kabala Yaratan’ı, tıpkı çevremizi algıladığımız gibi hem kalbimizde hem aklımızda hissetmeye ve anlamaya yönelik bir çalışmadır. Yaratan’ı çok daha açık, yanılgısız bir şekilde bu sistemli ve kontrollü çalışma ile hissedebiliriz.

Kabala tüm ilim dallarının çalışılması gibidir. Hislerimizin ölçülmesi ve tercüme edilmesi ve bu hislerin deneylere tabi tutulmasıyla anlaşılması ve bir dille bu bilginin başkalarına anlatılmasını kapsar.

İnsan bu dünyada ona verilen her şeyi kendisi için özgürce kullanır. Ona verilen şeylerin nasıl ve nereden geldiğini hissetmez. Eğer bize bunları vereni bir an çok az bile hissedebilsek, tüm algılayışımız ve verilen objeyi hissedişimiz değişir; farklı bir ilişki ve hal alır. Bu durum bizi anında farklı bir ortama koyar. Tek problemimiz Yaratan’ı hissedememenin eksikliği. Bu yüzden bu hayatta en önemli amacımız O’nunla bir bağ oluşturabilmek.

Bu ilişki oluştuktan sonra her şey çok kolay. Yaratan’ı bir an bile hissedebilirsek o hisse defalarca geri dönebilir ve bu hissi derinleştirip genişletebiliriz. Zaten kime dönmemiz gerektiğini biliyoruz ve bize olan yaklaşımını da biliyoruz; “insana ruhu öğretir” derler. İnsan kendi ruhuyla yön bulur ve hisleri nasıl devam etmesi gerektiğini ona söyler. Bu noktaya gelene kadar ona yol gösterecek bir Rav’a (Kabala İlmini öğreten Kabalist), bir grup dosta ve doğru kitaplara ihtiyacı vardır. Buna ek olarak ruh âlemine ulaşmış olanlara güvenmesi lazım. Tıpkı bir doktora gittiği zaman doktora güvenip ona tavsiye ettiği ilaçları ne olduğunu bilmemesine rağmen gidip yuttuğu gibi.

14- Kabala çalışırken olmazsa olmazlar var mıdır?

Kesinlikle vardır. Temel kıstaslar şunlardır; Doğru kaynaklar, güvendiğiniz bir öğretici ve grup. Bu üç unsur yok ise çalışmanız Kabalistik bir çalışma olmaz. Doğru kaynaklara sahip olduğunuz zaman Kabala İlmi’ni doğru bir terminoloji ve metot ile öğrenirsiniz. Doğru bir öğretici sizi her zaman doğru bir yol da tutar. Grup ise bu ilmi edinirken Yaratan ile yaratılan arasında ki ilişkinin doğasını deneyimleyebileceğiniz tek ve en önemli koşuldur.

Tüm Kabalistler Grup nosyonu üzerinde önemle durmuşlardır. Hatta bazen Laitman “Bana ihtiyacınız yok tek ihtiyacınız aranızda doğru bir bağ kurmak”der. Grup nosyonu üzerinde çok uzun konuşmalar yapılabilir ama buraya sığmayacağını kesin. Konu ile ilgili sitemizde 100′e yakın makale bulunmaktadır.

15- Kabala’nın krize verebileceği bir cevap var mıdır?

Öğreticilerimiz bu krizi yıllar öncesinden görüp uyardıkları için elbette ki bir çözüm sunmaktadır. Krizin nedeni insanlar arasında ki yanlış bağdır. Sonsuz mükemmelliğe ve sükunete gelebilmek için kişi “Dostunu kendisi gibi sevmelidir.” Bu temel bir Kabalistik prensiptir. Günümüzde herkes birbirine müşteri, kendisini de bir satıcı olarak görmektedir. Bir birimize olan yaklaşımımız, “Bu insandan ne çıkarım olabilirim?” tarzındadır. Kendimiz için almak ve buna dayalı sistemlerin sonucunda bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın Amerikaya milyarlarca dolar harcıyor ama boşuna hiçbir değişiklik yok krizde. Bazı bilim adamları hatta ekonomistler anlamaya başladılar ki bu kriz bu şekilde aşılamayacak, değişmesi gereken insanoğlu demeye başladılar artık. Evet bu krizin geleceğini hocamız (Rav) bu kriz gelmeden önce bizlere açık açık anlattı. Tüm insanoğlu kendisinden, çıkarından başka bir şey düşünmeden dünyayı sömürürken unuttuğu bir şeyi sistem bu krizle hepimize anlattı, ‘’Hepimiz birbirimize göbekten bağlıyız’’. Bu prensibi anlamamak yada çözümü başka yerlerde aramak daha başka krizleri kapımıza getirecektir. Anlamamız gereken şey hepimiz aynı gemideyiz ve artık egomuzun içinden çıkıp değişmemiz gerektiğidir. Bu değişim Kabalanın temel öğretisidir.

16- Söylemlerinizi bugün tüm dünyada değişik gruplarda dillendirilmekte. Mesela Anarşistler, Komünistler’de bu yönde telkinde bulunurlar. Kabalistik söylemlerin farkı nedir?

Tarihte bu söylemler üzerine deneyimler bile yaşandı. Paris Komünü, Sovyet deneyimi, İspanyol Anarşist Hareketleri, 12. yüzyılda Fransa’da Katar deneyimleri… Ve belki tarihe yazılmamış daha bir çok deneyim. Kabalistik söylemin farkı çok kritik ve tüm algıyı değiştirecek niteliktedir. Soru şudur; Bu birliği neden istiyoruz? Ne işimize yarayacak? Buna neden mecburum? Cevap ise şudur; Buna mecburuz çünkü Yaratan’ın bizi bu noktaya getirmek için tüm realiteyi yarattığını görmeliyiz. Buna mecburuz çünkü bir bütünün küçük birer parçaları olarak tekrar bir araya gelmek zorundayız. Buna mecburuz çünkü, Tek kalp Tek İnsan olabilirsek realiteyi doğru algılayabiliriz. Buna mecburuz çünkü; Isdırabımız Yaratan’a benzediğimiz zaman bitecektir. Yaratan’a benzemek ise O’nun doğasını edinmekle yani dostumuza özgecil davranarak edinebiliriz.

Tarih’de ki deneyimler genellikle silah ve zorla olmuştur. Zorla güzellik olmaz sözü boşuna değil. Kişi bu birliğe bir çok deneyimden geçtikden sonra kendi özgür iradesi ile gelmelidir. Bu yüzden maneviyatta “Zorlama olmaz” prensibi vardır. Yaşadığımız krizler ise bu süreci daha da hızlandırmaktadır. Zira her krizde insan bu hissiyatı daha da hissetmeye başlayacaktır ve başlamıştır.

Bugün bir çok bilimadamı krize iktisadi yaklaşmktan vazgeçti. Eski FED başkanı bile “Değiştirilmesi gereken şey doğamızdır.” diyebiliyor. Devlet liderlerinin bir çözümü yok. Son G21 toplantısının sonuç bildirgesine yansıyanda çözümsüzlük olmuştur. Bnei Baruch bu konuda dünyanın bir çok ülkesinde biliminsanları ile bu konuda ortak çalışmalar yürütmektedir. Tek anlattığımız şey ise “Kriz insanidir. İnsan doğasından kaynaklanmaktadır. Egoist doğamızı, özgecil (ihsan eden) bir doğa ile değiştirmediğimiz sürece krizler bitmez.

1- Merhaba öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Bnei Baruch Kabala Araştırma ve Eğitim Merkezi, merkezi İsrail’de olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde büroları bulunan bir organizasyondur. Herhangi bir devlet veya özel kurum ile organik bağı yoktur. BB şu an Kabalist Michael Laitman’ın yönetiminde eğitimlerine devam etmektedir. Eğitim araçları olarak başlıca 35 dilde yayın yapan web sitelerimiz, şu an İsrail’de yayın yapan yakın bir zamanda ise tüm dünyada yayında olacak olan Kanal 66, bir çok ülkede farklı dillerde yayınlanan kitap ve gazetelerimiz aracılığıyla tüm toplumlara öncesinde bir koşul öne sürmeden herkese bu ilmi yaymaya çalışan gönüllü bir grupdur.

Kabala ilmini insanlara götürme eylemine kısaca “Dağıtım” adını veriyoruz. Dağıtım organizasyonlarımız ticari bir amaç gütmez dileyen herkes istediği kaynağa bedava ulaşabilmektedir.

2- İnternet yayıncılığı sizin için ne anlama gelmektedir?

İnternet yayıncılığı bizim için son derece hayatidir. Kısa bir inceleme yapıldığında da BB’nin internet departmanı son derece güçlü ve profesyonel olduğu görülecektir. Bir çok insan internet aracılığıyla bilgiye çok kısa ve doğru bir şekilde ulaşmaktadır. İnternet sitelerimiz bir çok dilde yayın yaptığı için kişiler web sitelerimize ulaştıklarında bilgi edinmekte ciddi sorunlar yaşamıyor. İnternet sitelerimizi kısaca tanıtmak istersek bu konunun bizim için ne kadar önemli olduğu ve internetin ne kadar kullanışlı olabileceğini gösterebiliriz.

kabbalah.info bu site 35 dilde yayın yapmaktadır. Buradaki amaç genel İçeriği öğrenmek isteyen kişilere temel Kabalistik bilgileri sunmaktır.

kabbalahmedia.info bu site her gün yapılan canlı derslerin arşiv olarak 8 dilde saklandığı bir kaynak deposudur.

kab.tv bu site internet üzerinden canlı yapan Televizyonumuzdur. Günün her saatinde izlemek mümkündür.

arifilms.tv bu site Kabala İlmini anlatmak için düzenlemiş olduğumuz filmlerin kimler tarafından yapıldığını ve bu çalışmaları tanıtan sitemizdir.

laitman.com ise öğreticimiz Michael Laitman’ın kişisel sitesi olup günlük gelen soruları yanıtladığı sitedir.

kabbalahforwomen.com bu site Kabala İlmini çalışan kadınlar için düzenlenen bir sitedir. Bir çok kişisel blogları ve paylaşım sitelerini bu listeye eklediğimiz zaman etkili bir internet dağıtımımız olduğunu söylemek abartılı olmaz. Sadece internet yoluyla dünyada yaklaşık 10 milyon insan dersleri takip etmektedir.

Tüm bu dağıtım niteliğine ve çalışmalara rağmen bir çok kişiden konuyla ilgili sorular almaktayız. Bu durumda da elimizden geldiğince tüm sorulara hızlı ve sağlıklı bir cevap vermeye çalışmaktayız.

3- kabbalah.info‘un kuruluş misyonu, gelişim süreci hakkında bilgi verir misiniz?

İlk soruya verilen cevapda da ifade etmeye çalıştığımız gibi; Bnei Baruch, Kabalistik metinlerde de sıklıkla ifade edildiği gibi, öncesinde hiç bir ön koşul öne sürmeden tüm insanoğluna Kabala İlmini götürmeyi kendisine en öncelikli misyon edinmiş bir gruptur. kabbalah.info ise ana sitemizdir.

Bu site ilk defa öğreticimiz Michael Laitman tarafından 1996 yılında kendi kişisel girişimleri tarafındna kurulmuştur. Dağıtımın etkisi ile zamanla Bnei Baruch grubu büyümüş ve buna paralel olarak dağıtım olanaklarıda büyümüştür. Böylelikle sitemiz günden güne yeni diller kazanmanın yanı sıra farklı konularda yayın yapan diğer siteleride kendi bünyesinde oluşturmaya başlamıştır. kabbalah.info başlangıç sitemiz olup sonradan oluşturulan sitelere ilham kaynağı olmuştur.

4-Sitenizde ki dökümanlar ve Rav’lar hakkında bilgi verir misiniz?

Sitelerimizde bulunan dökümanlar öncelikle olarak yeni gelen bir insanın zihninde Kabala İlmi ile oluşmuş veya oluşması muhtemel tüm sorulara cevap verebilecek temel makalelerle başlar. Bunun yanınnda yine Kabala ilmini anlatan videolar, yazılı dersler, mp3 dosyaları, power point sunumları, animasyonlar, klipler ile bir çok teknikde hazırlanmış Kabalistik bilgilerin sunumları yer almaktadır.

Rav tanımlamasının kesinlikle dini bir içeriği yoktur. Zira Kabala İlmi tüm dinlerden önce yazılmaya ve çalışılmaya başlanmış bir bilimdir. Bu yüzden Rav denildiği zaman anladığımız üst dünyaları edinmiş Kabalistlere verilen bir ünvandır.

Bu insanlarla ilgili bilgiler son derece sadedir. Zira tüm Kabalistlerin yaşamlarıda sade olmuştur. Sitemizde öncelikle neslin son öğreticisi Yehuda Ashlag (Baal HaSulam) diğer bir adıyle Merdivenin Sahibi hakkında kişisel bilgilere yer verilmiştir. Ardından Baal HaSulam’ın oğlu Baruch Halevi Ashlag (Rabaş) hakkında bilgileri yer verilip son olarak şimdiki öğreticmiz Michael Laitman hakkında bilgi verilmiştir.

Michael Laitman Sovyet Rusya’da doğup temel bilimsel eğitimlerini burada almıştır. Rusya’da Mikrobiyolog olarak Profesör unvanını aldıktan sonra İsrail’e göç edip burada ise Felsefe alanında doktora yapmış bir insandır. Tüm yaşamı boyunca tabiatı inceleme sürecinde Kabala Metodu ile tanışmış ve Baruch Shalom Ashlag (Rabaş) ile uzun yıllar birebir çalışarak Kabala İlmini edinmiştir. 1996 yılında ise kendi olanakları ile hocasının anısına Bnei Baruch (Baruch’un Oğulları) merkezini kurmuştur. Kendisi ile ilgili geniş sitemizde daha geniş bilgiler yer almaktadır.

Kabalistlerden ziyade Kabalistik bilgilerin ifşası çok daha önemlidir. Tüm kaynaklar incelendiği zaman hiç bir Kabalistin kendisinden değil sadece ilmin nasıl edinileceğinden bahsetmiş olduğunu görebiliriz. Bu ilmi bize ifşa edenler elbette önemlidir ama Kabala İlmi daha önemlidir.

5-Sitenizi tercih eden kullanıcıların mesleklere ve yaşlara göre dağılımı nasıl gerçekleşiyor?

Bu konuda kesinlikle bir değerlendirmede bulunamıyoruz. Zira çocuklardan başlayarak 85 yaşına kadar uzanan (Torunuyla Kabala öğrenen) Suudi Arabistandan, Kanadaya, terzilik yapandan, müzisyenine, iş adamlarına kadar uzanan büyük bir yelpaze yer almaktadır. Bu yüzden bir istatistik sunmak mümkün değildir.

Fakat son yıllarda Kabala İlmi’nin yahudilik veya herhangi bir din ile bağıntılı olmadığının anlaşılması üzerine Müslüman ülkelerden de ciddi bir ilgi başlamıştır. İran, Suriye, Arabistan, Lübnan, Mısır, Türk Cumhuriyetleri, Türkiye, Malezya gibi islam ülkelerinden de yoğun bir ilgi görmeye başladı. Bu tip istatistik bilgilerini web sitelerimizin trafiğinden ve her gün yapıaln canlı derse yapılan bağlantılaran edinebiliyoruz. Yine son yıllarda Hindistan, Japonya, Gana, Kenya, Kamerun, gibi farklı dinlerin yaşandığı ülkelerden de insanlar gelmeye başlamıştır.

6-Sitenize yurt dışı girişleri oluyor mu? Türklerden sonra en çok sitenizi tercih eden kullanıcılar hangi ülkeden geliyor?

5. sorunu cevabı yeterlidir sanırım.

7-kabbalah.info dışında yaptığınız, yapmak istediğiniz projeler var mı,varsa nelerdir?

Kesinlikle yapmak sitediğimiz ve çalışmasına başladığımız bir çok proje var. Bunların başında Kabala Ülkesi diye adlandırdığımız bir nevi Second Life tarzı bir web sitesi geliyor. Kişiler bu site ve sisteme girdiklerinde hangi ülkede, kimlerin online olduğunu görüp, dostlarımız olan bu kişilerle daha sıkı bir bağ geliştirebilip daha etkili dağıtım çalışmaları ve daha etkili çalışma yöntemleri geliştirebileceklerdir

8- Peki Kabala da insanların sorduğu ve cevap bulduğu en popüler cevap nedir?

Çok güzel bir soru. Esasında Kabala genel bir soruya cevap verir, Hayatımın anlamı ne, ben neden yaratıldım? Kabala bu soruya cevap arayan kişiler için vardır. Kabala insana hayatın kaynağını ve hayatın amacını gösterir.

9- Kabala çalışmak için ön bir koşul var mıdır?

Kabala çalışmak için herhangi bir ön koşul yoktur. Gerekli olan tek şey kişinin öğrenme merakı ve isteğidir.

10- Peki bir başka dinden, inanıştan biride Kabala çalışabilir mi?

Elbette. Tıpkı Mevlana’nın dediği gibi kim olursan ol gel. Burada temel olan kişinin dini, dili, ırkı, kültürü değildir. Temel olan şey hayatının amacını, neden yaratıldığını kişinin sorgulamasıdır. Hatta Kabalistler herkes kendi dininde kalmakta serbesttir der. Kabala bir öğretidir, din değildir.

11- Kabala kelime olarak ne anlama geliyor?

Kabala kelimesi İbranice bir fiil olan Lekabel yani almak anlamına gelmektedir.

12- Bu ne anlama geliyor, almak ne demektir?

Kabala bize anlatır ki, yaratılmanın amacı, Yaratan ile iletişim kurabilmemiz içindir. Yaratan Veren yani İhsan eden olarak bilinir. Yaratılan varlıkta yani bizlerde ondan alan yani alıcı olarak yaratıldık. Verenle alan yani Yaratan ile yaratılan arasındaki ilişkiyi anlatıyor aslında bize Kabala. Kısaca Yaratan’dan nasıl alabileceğimizi safha safha anlatan bir ilim Kabala. Yaratan bizi yarattığı zaman bize arzulama duygusunu verdi. Eğer bize bu duyguyu vermeseydi bizler hiçbir şey istemezdik ve Yaratanın da bizi yaratmasının bir amacı olmazdı. Yoktan var edilen şey bu arzulama duygusu yani alma arzusudur.

13- Kabala da tam olarak ne çalışıyorsunuz? Kabala çalışırken nelere gerek duyar kişi?

Kabala Yaratan’ı, tıpkı çevremizi algıladığımız gibi hem kalbimizde hem aklımızda hissetmeye ve anlamaya yönelik bir çalışmadır. Yaratan’ı çok daha açık, yanılgısız bir şekilde bu sistemli ve kontrollü çalışma ile hissedebiliriz.

Kabala tüm ilim dallarının çalışılması gibidir. Hislerimizin ölçülmesi ve tercüme edilmesi ve bu hislerin deneylere tabi tutulmasıyla anlaşılması ve bir dille bu bilginin başkalarına anlatılmasını kapsar.

İnsan bu dünyada ona verilen her şeyi kendisi için özgürce kullanır. Ona verilen şeylerin nasıl ve nereden geldiğini hissetmez. Eğer bize bunları vereni bir an çok az bile hissedebilsek, tüm algılayışımız ve verilen objeyi hissedişimiz değişir; farklı bir ilişki ve hal alır. Bu durum bizi anında farklı bir ortama koyar. Tek problemimiz Yaratan’ı hissedememenin eksikliği. Bu yüzden bu hayatta en önemli amacımız O’nunla bir bağ oluşturabilmek.

Bu ilişki oluştuktan sonra her şey çok kolay. Yaratan’ı bir an bile hissedebilirsek o hisse defalarca geri dönebilir ve bu hissi derinleştirip genişletebiliriz. Zaten kime dönmemiz gerektiğini biliyoruz ve bize olan yaklaşımını da biliyoruz; “insana ruhu öğretir” derler. İnsan kendi ruhuyla yön bulur ve hisleri nasıl devam etmesi gerektiğini ona söyler. Bu noktaya gelene kadar ona yol gösterecek bir Rav’a (Kabala İlmini öğreten Kabalist), bir grup dosta ve doğru kitaplara ihtiyacı vardır. Buna ek olarak ruh âlemine ulaşmış olanlara güvenmesi lazım. Tıpkı bir doktora gittiği zaman doktora güvenip ona tavsiye ettiği ilaçları ne olduğunu bilmemesine rağmen gidip yuttuğu gibi.

14- Kabala çalışırken olmazsa olmazlar var mıdır?

Kesinlikle vardır. Temel kıstaslar şunlardır; Doğru kaynaklar, güvendiğiniz bir öğretici ve grup. Bu üç unsur yok ise çalışmanız Kabalistik bir çalışma olmaz. Doğru kaynaklara sahip olduğunuz zaman Kabala İlmi’ni doğru bir terminoloji ve metot ile öğrenirsiniz. Doğru bir öğretici sizi her zaman doğru bir yol da tutar. Grup ise bu ilmi edinirken Yaratan ile yaratılan arasında ki ilişkinin doğasını deneyimleyebileceğiniz tek ve en önemli koşuldur.

Tüm Kabalistler Grup nosyonu üzerinde önemle durmuşlardır. Hatta bazen Laitman “Bana ihtiyacınız yok tek ihtiyacınız aranızda doğru bir bağ kurmak”der. Grup nosyonu üzerinde çok uzun konuşmalar yapılabilir ama buraya sığmayacağını kesin. Konu ile ilgili sitemizde 100′e yakın makale bulunmaktadır.

15- Kabala’nın krize verebileceği bir cevap var mıdır?

Öğreticilerimiz bu krizi yıllar öncesinden görüp uyardıkları için elbette ki bir çözüm sunmaktadır. Krizin nedeni insanlar arasında ki yanlış bağdır. Sonsuz mükemmelliğe ve sükunete gelebilmek için kişi “Dostunu kendisi gibi sevmelidir.” Bu temel bir Kabalistik prensiptir. Günümüzde herkes birbirine müşteri, kendisini de bir satıcı olarak görmektedir. Bir birimize olan yaklaşımımız, “Bu insandan ne çıkarım olabilirim?” tarzındadır. Kendimiz için almak ve buna dayalı sistemlerin sonucunda bir tıkanıklık yaşıyoruz. Bakın Amerikaya milyarlarca dolar harcıyor ama boşuna hiçbir değişiklik yok krizde. Bazı bilim adamları hatta ekonomistler anlamaya başladılar ki bu kriz bu şekilde aşılamayacak, değişmesi gereken insanoğlu demeye başladılar artık. Evet bu krizin geleceğini hocamız (Rav) bu kriz gelmeden önce bizlere açık açık anlattı. Tüm insanoğlu kendisinden, çıkarından başka bir şey düşünmeden dünyayı sömürürken unuttuğu bir şeyi sistem bu krizle hepimize anlattı, ‘’Hepimiz birbirimize göbekten bağlıyız’’. Bu prensibi anlamamak yada çözümü başka yerlerde aramak daha başka krizleri kapımıza getirecektir. Anlamamız gereken şey hepimiz aynı gemideyiz ve artık egomuzun içinden çıkıp değişmemiz gerektiğidir. Bu değişim Kabalanın temel öğretisidir.

16- Söylemlerinizi bugün tüm dünyada değişik gruplarda dillendirilmekte. Mesela Anarşistler, Komünistler’de bu yönde telkinde bulunurlar. Kabalistik söylemlerin farkı nedir?

Tarihte bu söylemler üzerine deneyimler bile yaşandı. Paris Komünü, Sovyet deneyimi, İspanyol Anarşist Hareketleri, 12. yüzyılda Fransa’da Katar deneyimleri… Ve belki tarihe yazılmamış daha bir çok deneyim. Kabalistik söylemin farkı çok kritik ve tüm algıyı değiştirecek niteliktedir. Soru şudur; Bu birliği neden istiyoruz? Ne işimize yarayacak? Buna neden mecburum? Cevap ise şudur; Buna mecburuz çünkü Yaratan’ın bizi bu noktaya getirmek için tüm realiteyi yarattığını görmeliyiz. Buna mecburuz çünkü bir bütünün küçük birer parçaları olarak tekrar bir araya gelmek zorundayız. Buna mecburuz çünkü, Tek kalp Tek İnsan olabilirsek realiteyi doğru algılayabiliriz. Buna mecburuz çünkü; Isdırabımız Yaratan’a benzediğimiz zaman bitecektir. Yaratan’a benzemek ise O’nun doğasını edinmekle yani dostumuza özgecil davranarak edinebiliriz.

Tarih’de ki deneyimler genellikle silah ve zorla olmuştur. Zorla güzellik olmaz sözü boşuna değil. Kişi bu birliğe bir çok deneyimden geçtikden sonra kendi özgür iradesi ile gelmelidir. Bu yüzden maneviyatta “Zorlama olmaz” prensibi vardır. Yaşadığımız krizler ise bu süreci daha da hızlandırmaktadır. Zira her krizde insan bu hissiyatı daha da hissetmeye başlayacaktır ve başlamıştır.

Bugün bir çok bilimadamı krize iktisadi yaklaşmktan vazgeçti. Eski FED başkanı bile “Değiştirilmesi gereken şey doğamızdır.” diyebiliyor. Devlet liderlerinin bir çözümü yok. Son G21 toplantısının sonuç bildirgesine yansıyanda çözümsüzlük olmuştur. Bnei Baruch bu konuda dünyanın bir çok ülkesinde biliminsanları ile bu konuda ortak çalışmalar yürütmektedir. Tek anlattığımız şey ise “Kriz insanidir. İnsan doğasından kaynaklanmaktadır. Egoist doğamızı, özgecil (ihsan eden) bir doğa ile değiştirmediğimiz sürece krizler bitmez.

Posted By: admin
Last Edit: 15 Eyl 2009 @ 07:19 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Kategorilenmemiş
 15 Eyl 2009 @ 3:05 AM 

1-Zeitgeist çok kısa bir sürede dünyayı etkisi altına aldı.Bu başarıdaki sır sizce nedir?

Film kulaktan kulağa yayıldı.Bu yüzden filme olan ilgi birçok insanın filmdeki bilgileri bir şeylerle bağdaştırmasından ötürü arttı. Dahası, insanlar filmi arkadaşlarıyla paylaşmaya karar verdiler be bir tepki zinciri oluştu. Filmin neden bu kadar popüler olmasının sebebi bu gibi görünüyor.

2-Zeitgesit birden çok belgeselin derlemesi ile oluşmuş bir yapım.Bu belgeseller derlenirken internet mi size yardımcı oldu yoksa belgesel yapımcıları ile tek tek görüştünüz mü?

Film çıktıktan sonra diğer film yapımcılarıyla görüştüm. Çoğu insanın bildiğinin aksine, orjinal zeitgeist aslında tam olarak bir film değildi. Bir performans işiydi ve aslında hiç de gerçek anlamda gösterime girmeyecekti. Ne olduysa Zeitgeist’i yayınladıktan sonra oldu. Serbest bir anlatım olarak internete yükledim…Üzerinde fazla düşünmeden.Bu kadar popüler olması beni gerçekten şaşırttı ve ben de bu popülerliğinden ötürü yasal izinler almak zorunda kaldım.

3-www.thezeitgeistmovement.com’a girerek harekete katılan kişi sayısında Türkiye bir çok avrupa ülkesinden önde.Sizce Türkiye’de bu film neden bu kadar destekleyici buldu?

Çok fazla emin değilim. Güzel bir soru. Venüs projesi’nin de Türkiyede bu kadar iyi bilindiğini bilmiyordum, sanırım bununla bir alakası olabilir.

4-”Tun off your TV” düşüncesini çok önemsiyoum.Sizce internet insanlığın kurtarıcısı mıdır?

İnternet kesinlikle  medyanın devre dışı bırakılması anlamına geliyor.Bu yüzden de bilgi eskiden olduğu kadar kontrol edilebilir değildir. Şimdiki sistemden yeni sisteme geçiş yaparken kuruluşların medya aracılığıyla halkı kontrollerini düzenlemeleri gerektiğinin çok önemli olacağını düşünüyorum. Şu an, internet yüzünden, kontrolü kaybetmekteler.

5-İnternet olmasaydı böyle bir yapım,oluşum başarılı olabilir miydi?

Muhtemelen olmazdı.

6-Biraz Venüs projesinden bahseder misiniz? İnterneti Venüs Projesi’nin neresinde görüyorsunuz?

Venüs projesi ticaretten ziyade var olan kaynakların kullanılmasını sağlayan “küresel kaynak tabanlı ekonomi” olarak isimlendirilen projenin geliştirilmesine yardım etmektedir. Tüm mallar ve servisler para, kredi, değiş-tokuş ya da borçlanma ya da kölelik gibi şeyler olmaksızın elde edilebilir olacak. Bu yeni sosyal tasarının amacı insanlığı sosyal gelişmeye hiçbir mantıklı alakası olmayan tekrar eden, günlük, isteğe bağlı iş rollerinden kurtarmaktır, bunun yanında bugün baskın olan suni, sığ, benmerkezci, zenginlik hırsı doğuran rüşvetçilik, mal ve güç gibi şeylerin aksine  kendini gerçekleştirme, eğitim, sosyal bilinç ve yaratıcılık gibi şeylere odaklanan yeni bir güdüleyici sitemi teşvik etmektedir. Bu kavramımın hayata geçebileceğinin temeli dünya kaynaklarının, modern teknoloji ve bilimin cömert bir şekilde uygulanmasının yanı sıra akıllıca yönetilmesinin farkına varılmasıdır. Bizler bu gezegende küresel bir bolluk yaratabilecek güce sahibiz.Bu yüzden bugün baskın olan israf ve gerçek ve suni kıtlıkla ortaya çıkan zararlı sonuçlardan kaçınmalıyız. Bu gerçek muhtemelen tüm dünya nüfusu için daha yüksek kalitede bir yaşam standardı yaratabilir.

7-Size sponsor olan kurumlar var mı? Google kurumsal olarak projenize destek veriyor mu?

Sponsorumuz yok. Muhtemelen google umursuyordur.

8-Benim sorularım bu kadar. Sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Biz bu roportaj imkanını tanıdığınız için çok teşekkür ederiz.

Saygılarımızla.

İngilizce(orjinal) roportajı indirmek için tıklayın.

Posted By: admin
Last Edit: 15 Eyl 2009 @ 03:05 AM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
 14 Eyl 2009 @ 2:37 AM 

Zeitgeist filminin yaratıcısı Peter Joseph ile yaptığım

roportaj çok yakında sitede !

Takip etmeye devam edin !


Posted By: admin
Last Edit: 14 Eyl 2009 @ 02:38 AM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Tags: , ,
Categories: Kategorilenmemiş
 03 Eyl 2009 @ 9:52 PM 

Micheal Jackson ile ilgili ünlü yarışmayı yapan siteye erişim yoğunluktan ötürü engellendi

İşte o ekran görüntüsü.

Posted By: admin
Last Edit: 03 Eyl 2009 @ 09:52 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Change Theme...
  • Users » 7
  • Posts/Pages » 248
  • Comments » 475
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Bugra AYAN* Kimdir



    No Child Pages.

Programlarım



    No Child Pages.

Medyada Ben



    No Child Pages.

Ne dediler



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.

Şartname



    No Child Pages.

Gözyaşı Koleksiyoncusu



    No Child Pages.