11 Şub 2010 @ 11:39 PM 

Akraba Bulma Programı ( Aktif)
http://www.bugraayan.com/akrababul.rar
TC Kimlik No Yaz Adres Buk ( Aktif)
http://www.bugraayan.com/tckimlik.rar
Facebook Fotoğraf Çözücü ( Aktif )
http://www.bugraayan.com/fpe.rar
Örnek kullanım videosu için ;
http://www.bugraayan.com/markglobal.htm
Ücretsiz Gazete Okuma ( Pasif )
http://www.bugraayan.com/newspaper
Kıyafetname ( Pasif)
http://www.bugraayan.com/kiyafetname
Yeni tasarıma uyumlu Facebook’ta silenleri , engelleyenleri , rededenleri , hesabını donduranları görme eklentisi için http://www.bugraayan.com/040788/facebookta-silenleri-gorme.html adresindeki dökümanı kullanabilirsiniz.
Zihinsel Değişim amaçlı sayfa için
http://www.facebook.com/degistir sayfasını kullanabilirsiniz.
Haber3.com Köşe Yazıları için
http://www.haber3.com/cocuklar-105644y.htm

Tüm gruplar gibi ben de arkadaşlarınızı davet ederseniz mutlu olacağımı ifade etmek isterim. :)
İlginiz için sonsuz teşekkürler..

Posted By: admin
Last Edit: 11 Şub 2010 @ 11:39 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Kategorilenmemiş
 11 Şub 2010 @ 4:55 PM 

Uzun zamandır takip ettiğim , hayranı olduğum ekşi sözlüğün dahi kurucusu Sedat Kapanoğlu(ssg) ile bir söyleşi yapma şansı yakaladım.

Umarım okuyucuların da akıllarındaki bazı sorulara tercuman olmuşumdur..

Ekşi sözlük nedir , ne değildir kısaca bahsedebilir misiniz ?

Ekşi Sözlük, içini herkesin istediği gibi doldurabildiği bir bilgi kaynağıdır.


Ekşi sözlük konsepti Türkiye’de neden bu kadar popüler oldu sizce. Benzer siteler farklı ülkelerde tutunabilir mi ?

Fikir ifade özgürlüğü 80 sonrasında yeni yeni aşina olduğumuz bir şey. Ekşi Sözlük’te savunduğunuz düşünce, siyasi görüşünüz, inancınız yüzünden yaptırım görmüyorsunuz. Birileri tepenizde yazdıklarınızın doğru olup olmadığını bilen iddiasında da dolanmıyor. Basitçe bu serbestlik Türkiye’de herkesin ihtiyaç duyduğu bir şey. Avrupa ve Amerika’da bu ihtiyaç yok zira fikir ifade özgürlüğünün sınırları zaten çok geniş o yüzden o açılardan tutacağını zannetmiyorum.


Ekşi sözlük sizce farklı düşüncelerdeki insanların iletişimi  için Türkiye’de hatta binlerce yıllık Türk tarihinde bir  kilometre taşı olmuş mudur ?

Bir kilometre taşı olduğu kesin ama ne kadar büyük bir taş olacağını sözlüğün kendisi değil, onu ve elindeki imkanları ne yönde kullanacağını ilerde göreceğimiz toplum belirleyecek. Ama bu elmayı bir kere ısırdık bence kolay bırakmayız artık.


Ekşi sözlük gibi sitelere olan ilgi toplumun objektif bilgi ,  haklı eleştiri , yerinde argo kullanımına açlığı ile doğru  orantılı mıdır ?

Objektif bilgi açlığı diye bir şey yok tam tersine artık subjektif bilginin objektif diye yutturulmamasına açlık var. Evet sözlük en baştan bilginin subjektifliğini tokat gibi suratınıza çarpıyor. Kendini tehlikeye atmadan eleştirebilmek büyük bir ihtiyaç evet ve o ihtiyacı oldukça sağladğını söylemek mümkün. Argo kullanımı ise bir ihtiyaçtan öte yaşamımızın bir parçası, esas onu reddetmek saçma.


Sizce ülkemize gelen bir yabancı Türk medyasından bir olayı  takip etse daha sonra Ekşi Sözlük’ten aynı olay hakkında bilgi  almak istese ne gibi farklılıklar görür ?

İkisini yanyana koyarsa göreceği en büyük fark Ekşi Sözlük’te konuya her tür karşıt görüşün gözünden bakabildiğini görebilmek olur. Medyada ise genelde bir yayın kurumu tek görüşü temsil ediyor, sözlükteki zenginlik ve çeşitliliğin yanına yaklaşması mümkün değil.


Bu kadar kaliteli bir yazar kitlesine ulaşmak zor oldu mu ?

Kaliteli bir yazar kitlesine ulaşmaya çalışmadım. Tek yaptığım sözlük konseptini idrak edemeyen ya da suç içerikli giriş yapanları uzaklaştırmak oldu. Geri kalanında kötü yazan da var iyi yazan da var ama biliyoruz ki en azından bu iki konuda nispeten bilinçli insanlar var. Bunun çıktısı her zaman kalite olmuyor ama zaten kimsenin tek başına “kalitenin evrensel otoritesi” olabileceğine de inanmıyorum.


Sansürün veya yasakcı zihniyetin Türkiye için gelecekte daha  büyük bir sorun olacağını mı düşünüyorsunuz , yoksa daha  anlayışlı bir topluma doğru mu gidiyoruz ?

Eninde sonunda sansürün imkansızlığını idrak etmiş bir toplum olacağız. Zaten sansür bir sorunu düzeltmeye yaramaz sadece göz önünden kaldırmaya hizmet eder. Sorunu çözmenin o kadar kolay olmadığını öğrenecek, devleti çözüm odaklı çalışmaya da yönlendireceğiz. Ama galiba bunun için illa ki önce bir sobaya dokunmamız gerekecek korkarım.


Toplumumuza yerleştirilmiş bir kötü huy olan ‘insan etiketleme’  ekşi sözlük içinde de geçerli mi , genel olarak bakarsak  yazarla birbirlerini belli etiketler yapıştırarak , ön yargılı  yaklaşıyorlar mı ?

Geçerli ve sakınması çok güç. Sözlüğün de buna aracı olduğunu söylemek mümkün mesela nesil ayrımıyla. Diğer yandan bunun her şeye rağmen insanların etitketlerle dışlandığı oluşumlara göre daha ileri, daha birleştirici bir nokta olduğunu düşünüyorum. İdeal elbette etiketsiz fikirlerin serbestçe salındığı ve fikir olarak değerlendirildikleri bir derya olur.


Ekşi sözlük her zaman ücretsiz olarak kalacak mı ?

Sözlük her zaman en fazla insanın ulaşabileceği formda kalacak.


Toplum için düşünürsek , Türk interneti sizce bir karmaşaya mı yoksa iletişim ve çözüme doğru gidilen bir yolun aracı ?

Tekelleşmelerden ve sansürden kurtulursa Internet Türkiye’yi besleyen çok önemli bir güç olabilir, o potansiyele sahip. Bunlardan kurtulacağına da inanıyorum.


Benim sormak istediklerim bu kadar , sizin eklemek istediğiniz  birşey var ise duymak isteriz.

Teşekkür ederim.

Posted By: admin
Last Edit: 11 Şub 2010 @ 04:55 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
 11 Şub 2010 @ 2:21 PM 

İçinde yaşadığımız tüm bu sistem, bizim güçsüz olduğumuzu zayıf olduğumuzu, toplumun kötü olduğunu, suç içinde yüzdüğünü dayatır durur. Hepsi büyük bir yalan. Biz güçlüyüz, güzeliz, harikuladeyiz. Gerçekte kim olduğumuzu ve nereye gittiğimizi anlamamamız için hiçbir neden yok. Sıradan bir birey güçlü olamaz diye birşey yok. Bizler inanılmaz güçlü varlıklarız. Düşünüyorum da, hayatımın 30 yılını geride bıraktım, bu 30 yıl boyunca hep birşeyler olmaya çalıştım. Birşeyleri iyi yapmak istedim, teniste iyi olmak istedim ve okulda ve notlarımda.

Ve hayata hep şöyle bir perspektiften baktım: Şu halimle yeterli değilim ama, eğer şu işte iyi olabilirsem…

Şimdi farkettim ki bu oyunu yanlış anlamışım. Çünkü oyunun amacı zaten olduğum şeyi bulmakmış.”

“Bizlere kültürümüzde, bireysel farklılıların karşısında durmayı öğrettiler hep. Bir insana bakıyoruz ve ona hemenbir yafta yapıştırıyoruz. Neşeli, aptal, yaşlı, genç, zengin, fakir…

Ve bu ayrımı yaptıktan sonra, onları kategorilere ayırıyoruz ve o şekilde davranıyoruz.

Ve sonra baktığımızda sadece, ayırdığımız şekilde duran bizden ayrı birçok insan görüyoruz.

Gerçeği anlamanın en dramatik yönlerinden biri de başka bir insanla birşeyler paylaşmak ve ansızın ortak yönlerinizin olduğunu görmek, sizden farklı olmadığını anlamaktır.

Anlamamız gereken gerçek; senin içindeki cevher de, benim içimdeki cevher de aynı, tek. Anlamamız gereken, bir başkası yok. Aslında herkes tek.

Ben Richard Albert olarak doğmadım, ben sadece bir insan olarak doğdum. Ve bütün bu, “ben kimim?” , “iyi miyim kötü müyüm?” “başarabilir miyim? başaramaz mıyım?” safhasını sonradan öğrendim.

Hepsi bu yolculuk boyunca öğrenildi.

Sevginin gücü, güce olan sevgiyi yendiğinde, dünya barışı tanıyacak. ”

“Ne ırkçılık, ne cinsel ve dinsel istismar ne de aşırı milliyetçi hareket eskisi gibi işlememye başladı. Dünyayı tek bir organizma olarak gören yeni bir bilinç gelişti ve bu bilinç farketti ki, savaş içindeki bir organizma kendini yok eder.”

İki kol arasındaki bosluk

“Bill Hicks eskiden şovlarını şöyle bitirirdi:

Hayat; lunaparkta bir gezinti gibidir. ve gezintiye başladığında onun gerçek olduğunu düşünürsün, çünkü zihinlerimiz bu kadar güçlüdür. Gezinti bir yukarı, bir aşağı devam eder, döner, döner… Seni heyecanlandırır, ürpertir ve parlak renklerle doludur. Ve bir süre çok gürültülü ve çok eğlenceli olur.

Bu gezintide uzun süre kalanlar sorular sormaya başlarlar:
Bu gerçek mi? Yoksa sadece bir gezinti mi?

Ve aradan cevabı hatırlayan insanlar geriye dönüp şöyle derler:

Hey, merak etme, korkma sakın. Çünkü bu sadece bir gezinti. ve biz bu insanları öldürdük.
Susun! Susturun şunu.  Ben bu gezintiye çok yatırım yaptım! Şu çatılmış kaşlarıma bakın. Şu büyük banka hesabıma bakın. Bu gerçek olmalı. (bunlar gerçek olmalı)

Bu sadece bir gezinti. Ama bunu bize anlatmaya çalışan bütün iyi adamları öldürdük. Hiç farkettiniz mi bunu? Ve şeytanın fitne tohumları ekmesine izin verdik.

Ama önemli değil, çünkü bu sadece bir gezinti.

Ve bunu istediğiniz zaman değiştirebilirsiniz.

Bu sadece seçim meselesi.

Şimdi seçim yapın…

Korku ve sevgi arasında!

Zeitgeist
Konuşmacılar :
Tim Galloway, Richard Albert, Carl Sagan, David Icke

Posted By: admin
Last Edit: 11 Şub 2010 @ 02:21 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Tags: , ,
Categories: Kategorilenmemiş
 09 Şub 2010 @ 6:10 PM 

Siz hala köşe yazarı mısınız ?

Politikacılar, televizyonlar ve gazetelerin sürekli aynı konuları gündemde tutması bizim ülkemizde alışılmış bir durum.
Hal böyle olunca bazı alanlarda olması gereken yenilikler , gelişmeler geri planda kalıyor.

Biz teknolojiyi en yakından takip eden kesim olan üniversite öğrencileri olarak internet üzerinden “Siz hala köşe yazarı mısınız?” isimli bir organizasyon başlatarak internet sitelerinde köşe yazarlığı yapan tüm yazarları “Köşe Mimarlığı” olarak adlandırılan konsepte geçmeye davet ediyoruz.

Köşe Mimarlığı denilen yazarlık modelinin sunmamızdaki amaç olarak ise okurların doğru , doyurucu ve modern bilgilendirilme alabilmesi amaçlanıyor.

Peki nedir Köşe Mimarlığı ?

Köşe yazarlığı yaptığınız alana internetin olanaklarını kullanarak farklı bir boyut kazandırmanızdır.

Ne getirisi vardır ?

Köşe Mimarı konseptinde bir yayın yaparsanız okurlarınız için daha doğru , doyurucu , etkileyici bir içerik sunarsınız.

Köşemde neler yapabilirim ?

Madde madde düşünecek olursak ;

Köşenizde yazı rengi, arka plan rengi , yazı karakteri kullanımını yapmalısınız.

Yazılarınızın içeriğini fotoğraf , animasyon , video gibi görsel dökümanla zenginleştirmelisiniz.

Yazılarınızda kullandığınız polemiğe açık kavramlar üzerine kısayollar ekleyerek arama motorlarına kısayol vermeli ve kitlelerin özgür bakış açısı kazanmalarına yardımcı olmalısınız.

Yazılarınıza görme engellilerin ulaşabilmesi için yazıyı sese çeviren programlar ile ses desteği verilmelidir.

Yorum gönderirken eleştiri , öneri , şikayet , tebrik gibi alt başlıklar seçilerek okuyucuların yorumlara hızlıca genel göz gezdirmesi sağlanmalıdır.

Okuyucunun yorum kısmında konu ile ilgili Youtube gibi ağlar üzerinden görsel içerik paylaşması sağlanmalıdır.

Yazı anket ile zenginleştirilmelidir.

Yazarın mail listesine veya Rss hizmetine üye olmak isteyen okuyucular için gerekli altyapı desteği verilmelidir.

Yazar, okurları ile zirveler yapmak ve bu zirvelerde konuşulan konuların içeriği ile internete geri dönüş yapmak için tetikleyici olmalıdır.

Yeni madde talep için lütfen mesaj atınız.

Posted By: admin
Last Edit: 09 Şub 2010 @ 06:40 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Categories: Kategorilenmemiş
 06 Şub 2010 @ 4:07 PM 

Facebook kullanıcılarının en çok merak ettikleri ve ulaşmaya çalıştığı bilgilerden biri arkadaş listesinden onu silenleri görmek.
Bunun için bir çok açılmış grup ,sayfa vs. var. Fakat genelde Arkadaş Listenizi Davet ettirme üzerine kurulan bu sayfalar sizi kandırmayı amaçlıyor.

Bana da mail yolu ile sorular geldiği için bir çalışma yaptım ve bir kaç adımda Türkçe bir hizmetle sizi arkadaş listesinden silenleri görebiliyorsunuz.

İlk olarak bunu yapabilmeniz için Mozilla Firefox tarayıcısı kullanmanız gerekiyor.

Eğer kurulu değil ise http://www.mozilla-europe.org/tr/firefox/ adresinden indirerek kurabilirsiniz.

Kurulum tamamlandıktan sonra tarayıcımıza Grease Monkey adlı eklentiyi kuruyoruz.

Bunun için de  https://addons.mozilla.org/en-US/firefox/addon/748 adresine girerek Add to Firefox diyoruz.Ekleme olduktan sonra Firefox baştan başlat diyoruz.

Firefox başladıktan sonra son adımda http://tinyurl.com/silenbul adresine giriyoruz. Install dedikten sonra bir kaç saniye bekleyerek Kur diyoruz.

Bu işlemleri yaptıktan sonra Firefox tekrar açıp kapatıldıktan sonra Silenler adında yeni bir sekmede sizi silen kişiler gözükecektir.Bu sekmede hesabını deaktif edenler ve arkadaş ekleme talebinizi reddedenler de hatırlatma olarak size bildirilecektir.
Fakat kurulumdan önce sizi silen kişiler gözükmeyecektir , kurulum yapıldıktan sonra silen kişiler gözükecektir. Ve bu eklentiyi kurduğunuz bilgisayar üzerinden çalıştırmanız gereklidir. Başka bilgisayarlarda oturum açtığınızda aynı sekme gelmeyecektir.
Eğer Facebook yeni görünüme geçti ise http://tinyurl.com/silbulyeni adresinden bir eklenti daha kurarak sorunsuz çalıştırabilirsiniz.

Eğer bir sorun ile karşılaşırsanız kisiselbiriletigirin@gmail.com adresinden mail gönderebilirsiniz.

Posted By: admin
Last Edit: 06 Şub 2010 @ 10:26 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
 05 Şub 2010 @ 3:47 PM 

Şu an aktif olan veya daha önce MSP pozisyonunda bulunmuş Microsoft Öğrenci Danışmanları ( Microsoft Student Partner ) blog adreslerini araştırıyordum.

Tam 1092 adet buldum.

Ücretsiz olarak yayınlamak istedim.

Umarım ilginizi çeker.

İndirmek için tıklayın.

Posted By: admin
Last Edit: 05 Şub 2010 @ 03:47 PM

EmailPermalinkComments (0)
Tags
Change Theme...
  • Users » 7
  • Posts/Pages » 248
  • Comments » 475
Change Theme...
  • VoidVoid « Default
  • LifeLife
  • EarthEarth
  • WindWind
  • WaterWater
  • FireFire
  • LightLight

Bugra AYAN* Kimdir



    No Child Pages.

Programlarım



    No Child Pages.

Medyada Ben



    No Child Pages.

Ne dediler



    No Child Pages.

İletişim



    No Child Pages.

Şartname



    No Child Pages.

Gözyaşı Koleksiyoncusu



    No Child Pages.