“Hack” kavramı ile tanıştığımız günden beri,bu kavramın bize yaptırdığı ilk çağrışım;mail adreslerinin veya internet sitelerinin ele geçirilmesi anlamına geliyor.
Saldırılar,bir insan tarafından kodlanmış sanal zekalara oluyordu.
Oluşturulan güvenlik, kör bir nokta veya ters bir mantık ile aşılıyordu.
Şimdiye kadar böyleydi fakat yavaş yavaş ‘hack’ tabiri boyut değiştiriyor.
Çünkü eskiden bir kişinin mail adresinden veya sitesinden başka pek bir bilgiye erişilemiyordu.
Şu an ise Facebook,Youtube,Myspace başta olmak üzere kişinin kendi içeriği ile katkıda bulunduğu bilgilerini paylaştığı birçok site var.
Dolayısı ile kişinin yaşayış tarzı,sevdiği ve sevmediği şeyler gibi konularda bilgi sahibi olunabiliyor.
Hal böyle olunca,kişinin zihni de yavaş yavaş hackerların avucunun içinde olmaya başlıyor.
Kurban ile irtibat kurulacak nokta,profesyonelce seçiliyor.
Bu bir siyasi partiye,bir ideolojiye,bir futbol takımına hatta bir markaya duyulan ilgi olabilir.
Bu yumuşak karından,ilişki başlatılıyor ve yürütülüyor.
Kurban,karşısındaki kişinin kendi hakkında bu kadar şey bildiğinin farkına bile varmıyor.
Kişiyi istediği diyalog düzeyine getiren kötü niyetli kişi,istediği bilgiyi alabiliyor veya yaptığı analizlere göre kişinin satın alabileceğini düşündüğü,bir ürünü kolayca pazarlayabiliyor.
Kandırılan kişi, olaya çok sıradan bir an,karşısındakini ise şans eseri fikrinin veya dünya görüşünün benzediği biri sanıyor.
Hacker ise uzaktan zihin kontrolü ile istediğini alıyor.
Eskiden;makinalar veya sanal zekalar hacklenirken,internetin ortaya çıkardığı bilgi çöplüğü yüzünden hackerlerin hedefinde sizin zihniniz olabilir.
Alabileceğiniz önlem ise;özel hiçbir bilginizi paylaşım ağlarında veya bu amaçla kurulmuş internet sitelerinde paylaşmamak veya dezenformasyon ile hackerların bile doğru ve sahte bilgiyi ayırt edemeyeceği kişisel bilgi çöplüğünüzü oluşturmaktan geçiyor..

Categories
Tag Cloud
Blog RSS
Comments RSS

Void « Default
Life
Earth
Wind
Water
Fire
Light 