
Sibernetik*
‘’Bazı sibernetikçiler, sosyal olayların bilgi alışverişinden doğduğunu öne sürerek bu olayları sibernetik metotlarıyla incelemenin mümkün olduğunu savunurlar; bu tez, oldukça aşırı bir hayal gücü çerçevesinde, gelecek toplulukların düşünme ve yönetme makineleriyle idare edileceğini akla getirebilir.’’
Plato’nun “mağara benzetmesi”, plato’nun benzetmesine göre toplumdaki insanlar (düşünürler dışındakiler) bir mağarada kollarından birbirine zincirlerle bağlanmış ve sırtı mağara kapısına dönük oturan esirler gibidirler. Sadece arkalarındaki ışık kaynağının (doğrunun,gerçeğin) yaydığı ışıkla karşılarındaki duvarda oluşan kendi gölgelerini görebilir, bu gölgelere bakarak eğlenir ve hayatlarını böyle geçirirler. Filozoflar ise kendilerini bu zincirlerden kurtararak her ne kadar zor ve acı verici olsa da yüzlerini cesaretle ışığa (gerçeğe) dönerek hayatın gerçek anlamını ve doğruyu görebilen kimselerdir. Ancak bu kimselerin mağaraya döndükten sonra gördüklerini diğer insanlara anlatması ve onları inandırması da bir o kadar zor olacaktır, çünkü esaret ve karanlık rahattır, oysa gerçekleri görmek ve ışığa bakmak cesaret ister.
” Ne hazin bir çağda yaşıyoruz.
Bir ön yargıyı ortadan kaldırmak atomu parçalamaktan daha güç.”
Albert Einstein
Fizik ve matematik kimileri için rakamlarların anlamsız uyumları gibi gelebilir fakat kendini bu ilimlere veren ve objektif düşünenler için durum farklıdır.Böyle bir durumda iseniz aklınızı kaybetmekten veya bulmaktan korkabilirsiniz.
Platon’un mağara alegorisinde de bahsettiği gibi insanlar ikiye ayrılır.
Tesadüflere inanan,fizik ve metafizik konularında bilgisi olmayan insanlar şu an bu yazıları okumaktan vazgeçtiklerinde hayatlarına hiçbir etkisi olmayacağını ve aynen hayatlarının devam edeceğini düşünürler.Fakat kuantum fiziği,sibernetik gibi konularda bilgisi olanlar bu yazıları hiç umursamasalar bile hayatlarını tamamen değiştireceğini ölüm tarihlerini bile etkileyeceğini bilirler.
Şöyle düşünün.Şu an buraya bakarken kullandığınızın gözünüzün hemen yanında bir kamera olduğunu varsayın.Gözünüz bilgisayara odaklandığı için etraftaki milyonlarca bilgiyi görür fakat bunları bilincinizde ortaya çıkarmadığı için bilinçaltınıza itilmesine izin verir ve ilerde belli bir zamanda bu bilgiler bilincinizdeki başka bir kelime ile yaptığı çağrışımlar ile eylemlerinizi etkiler ve sizin yaşantınıza yön verir.
Eğer 1. insan tipinde iseniz hayat denilen fizik oyunundan ‘Bu bir program ve siz silindiniz.’ Hatasını alabilirsiniz ve en acısı bunun farkına bile varmadan daha uzun süre yaşayacağınızı düşünebilirsiniz.
Einstein da dediği gibi çok hazin bir çağda yaşıyoruz.İnsanlar kendi sağlıklarını doktorlara,dinlerini din adamlarına,paralarını muhasebecilere emanet edip hayatta var olacaklarını ve her şeyin yolunda gideceklerini düşünüyor.Sonuç olarak beklenmedik bir hata veriyor hayat ve bunları yapan kişilerin yine tüm planları suya düşüyor.
Saklanan ‘Philadelphia deneyi” sonuçları,51.bölgenin içinde ne olduğu,Tesla’nın gizlenen çalışmaları düşünüldüğünde dünyanın ne kadar gizemli bir yer olduğu,Elektrik elektronik mühendislerinin anı ve geleceği nasıl kontrol ettiği ve bu gizemi yenmek ve sistemin içinde değil sistemin üzerinde olmak için fiziği,kuantumu,sibernetiği hayatımızın merkezine getirmeli ve bu konularda yorulmadan çalışmalı,üretmeli ve gerçeğe,güce doğru yürümeliyiz.

Categories
Tag Cloud
Blog RSS
Comments RSS

Void « Default
Life
Earth
Wind
Water
Fire
Light 